SPK - IMKB Ve "Devlet" Galatasaray AŞ´nin Hesaplarını Araştırsın Diyenler İcin İmza Kampanyası İmza Kampanyası
10.513 kişi imzaladı. Hedef 15.000 imza!
Kampanyanı Başlatan

Battal Han
22 Nisan 2019
Kategori
SporGüncel İmzalar
Yorumlar
Tiktok kapatılmasın
Duru y.
10 Haz 2022
Bencede
Ebru i.
27 Oca 2017
dönen dolaplar ortaya çıkarılmalı
Kadir A.
09 Şub 2014
Hesaplar en ince ayrintisina dek kontrol edilsin.
Muhammet A.
07 Oca 2014
devlet gs
fatih i.
08 Nis 2013
GALATASARAY Gercek Malı Tablolarını ACIKLASIN... DEFTERLER INCELENSIN...
Atakan G.
08 Nis 2013
Sayın Bakanım Umarım gözardı etmessiniz. Tek dileğiliğimiz haklı haksız ortaya çıksın
Akgün D.
08 Nis 2013
SPORUN DERİN SİYASETE ALET OLMASI NE ACI BUNU TÜM GALATASARAYLI VE VATANSEVERLERİN OKUMASINDA FAYDA VAR DİYORUM KİMİ NE İÇİN DESTEKLEMİŞ OLUYORLAR ACABA.
Mehmet S.
06 Nis 2013
Adalet herkes için.
Mustafa K.
05 Nis 2013
SONUNA KADAR GİDİLSİN ÜLKE İÇİN YATIRIM YAPMA,VERGİ ÖDEME ,SAHTEKARLIK YAP NE BU ALLAH AŞKINA ....
ONUR A.
04 Nis 2013
galatasaray\'ın devleti ve küçük yatırımcıyı dolandırmasına artık dur denmelidir.
yakup k.
04 Nis 2013
kesınlıkle arastırılsın
özlem ş.
03 Nis 2013
SPK ve Maliye Bakanlığı Galatasaray\'ın hesaplarını araştırsın !
Abdullah A.
02 Nis 2013
veysibarak@hotmail.com
veysi b.
01 Nis 2013
ticaretin,toplumun seffaflasmasi haksiz kazanclarin onlenmesi,her turlu haksizligin duzelmesi icin bu turlu ihbarlar dikkate alinmali ve degerlendirilmelidir.
umit u.
01 Nis 2013
araştırılsın
ORHAN A.
01 Nis 2013
Adalet herkes içindir.
Ökkeş K.
01 Nis 2013
Milleti hazırlamaya devam etmesinler artık
kadir ö.
31 Mar 2013
şeffaflık herkesin hakkıdır..!
gökhan k.
31 Mar 2013
halki soyanlara savass
Ersah S.
31 Mar 2013
NE SİHİRDİR NE KERAMET BAKALIM UÇURUMUN UCUNDAN BU DURUMA NASIL GELİNMİŞ.MADEM BU KADAR MAHARETLİLER İKTİDARIDA ONLARA TESLİM EDELİM HEMEN DÜZLÜĞE ÇIKARTSINLAR ÜLKEYİ.
TALAT A.
30 Mar 2013
adalet istiyorum
selim s.
29 Mar 2013
Bütün sahtekerlıklar gün yüzüne çıksın...
DİNÇER Y.
29 Mar 2013
lanet olsun böle sisteme
mehmet a.
29 Mar 2013
benim takımımı avrupaya gitmemek için uğraşan bir camiayı bende avbrupada görmek istemiyorum
Nurol D.
29 Mar 2013
Kim nedir biliyoruz ama ispatlansın şikeyi kimin yaptığı !
canan k.
29 Mar 2013
bir zahmet
emre s.
29 Mar 2013
hesaplar araştırılsın
aybike t.
28 Mar 2013
Galatasarayın Hesapları Araştırılsın.
SERDAR A.
28 Mar 2013
birisi bu soygunculara dur demeli artık!
muhammed i.
28 Mar 2013
SPK - IMKB ve \"Devlet\" Galatasaray AŞ´nin hesaplarını araştırsın
can k.
28 Mar 2013
Haksız kazanca ve rekabete karşı olup, küçük yatırımcıları kerizlemesinler.
Ünal A.
28 Mar 2013
Yetim hakkı yenmesin
tuncay s.
28 Mar 2013
GALATASARAY Kulübü ve SPORTIF A.Ş. Yönetimlerinin Yatırımcıya zarar veren USULSÜZ İŞLEMLERİNİN aydınlığa çıkarılmasını İSTİYORUZ\r\n\r\nBU SORUN TÜRKIYE´NIN SORUNUDUR...
Hasan F.
28 Mar 2013
Bir manipilasyon nasıl yapılır ileride ders olarak anlatılacak cinsten bir durumdur GSRAY hisselerinde yaşananlar.
Ahmet Y.
28 Mar 2013
Galatasaray\'ın maç sattığını düşünüyorum
samet k.
28 Mar 2013
ARTIK YETER BU FRANSIZLARIN YAPTIKLARI SÖMÜRÜ!! BİRİ DUR DESİN BU VATAN HAİNLERİNE!!!
sezer y.
28 Mar 2013
geregi yapilsin
murat o.
28 Mar 2013
DAHA NE DURUYORSUNUZZZZZ!!!
melis f.
28 Mar 2013
herşey açığa çıksın
burak ç.
28 Mar 2013
SPK - IMKB ve \"Devlet\" Galatasaray AŞ´nin hesaplarını araştırsın
Mücahid B.
28 Mar 2013
mutlaka araştırılsın...
Eyüp B.
28 Mar 2013
koskoca camia zan altında kalmasın. yazık değilmi..
Kadir C.
28 Mar 2013
Bu haksızlığın ve sahtekarlığın incelenmesini istiyorum
mehmet k.
28 Mar 2013
Adalet se Adaletli bir şekilde işlem yapılması gerekir.
Burcu A.
28 Mar 2013
Araştırılsın!
Caner Y.
28 Mar 2013
EVET DEVLET TARAFINDAN DENETLENSİN VERGİ AFLARI OLMASIN BÜTÜN BORÇLARINIDA DEVLET ALSIN..
Mustafa G.
28 Mar 2013
DEVLETİMİZİN ARAŞTIRMAK HAREKETE GEÇECEĞİNE İNANIYORUM.
ÖZGE Ş.
28 Mar 2013
Hangi kişi veya kurum olursa olsun, adı yolsuzlukla anılıyor ise ya bedelini ödemenli yada kendini kamuoyu önünde aklamalıdır.
Erkan Ö.
28 Mar 2013
İncelemezse devlet devletligini yapmamış demektir
Mehmet T.
28 Mar 2013
Haberler / Güncellemeler
- Hakan Hanoğlu'nun Kanal A'da Katıldığı Sporun Gündemi Programı04.01.2014
- Hakan Hanoglu hereseye net bir sekilde anlatiyor...04.01.2014
- HORTUMUN ITIRAFI...28.12.2013
- SPK´dan Galatasaray´a CEZA...28.12.2013
- GALATASARAY ve DENİZBANK İlişkisinin Arkasında Yatan BÜYÜK OPERASYON28.12.2013
GALATASARAY ve DENİZBANK İlişkisinin Arkasında Yatan BÜYÜK OPERASYON
http://hanoglu1907.blogspot.de/2013/03/galatasarayin-ruslarla-derin-dansi.html DENIZBANK'ın dün Sponsorluk Anlaşması imzalamasından sonra, daha bir sorgulanmaya başlanan GALATASARAY - DENIZBANK İLİŞKİSİ aslında daha DERİN ve kimsenin yazmaya cesaret edemediği bir temele oturuyor. Hiç bir kredibilitesi olmamasına rağmen açılan krediler, Manchester United 'a sponsorluk, daha DENIZBANK ın sahibi VESTEL/ ZORLU iken Manisa'dan verilen futbolcular, Forma reklamları vesaire... Peki neydi ve neden bu kadar samimi bir ilişki var bu Banka ile GS arasında. Yukarıdaki diyagram aylar süren bir araştırma ve uzun değerlendirmeler sonucu ortaya çıkan bir tablo. Okumayı sevmeyenler için DIYAGRAM yaptık kafadan GÖSTERSİN dedik olayin NE OLDUĞUNU ya da NE OLMADIĞINI.. Ama biraz da hikayesine değinelim işin ve taaa OSMANLILAR zamanından beri SICAK DENİZ e inme sevdası olan RUSYA nın, GALATASARAY üzerinden bu işi nasıl başardığnı görelim... BEN YORUM YAPMAYACAK ve SADECE ILISKILERI ve GERCEKLERI GOZLER ONUNE SERECEGIM. Baslayalım: 2004 Yılında Uluslararası yatırım şirketi AIG ile yolları ayıran Galatasaray, Kulübün içinde olduğu mali sıkıntıyı aşmak için borç aldığı para karşılığında GS Sportif Hisselerini Ünal Aysal’a rehin verdi. Anlaşmaya göre Galatasaray Kulübü, 2 yıl içinde Aysal’ın başında olduğu UNIT Şirketinden aldığı krediyi geri ödeyip hisseleri geri alacaktı. Aslında bu kredi olayı Galatasaray için sonun başlangıcı oldu. Aysal, bu hisseleri kullanarak Galatasaray’ın başına geçecek ve bugünlere gelecekti. Sebebin de sadece sarı-kırmızı sevdası olmadığını bugün ve önümüzdeki günlerde sunacağım belgelerde açıkça göreceksiniz. Özhan Canaydın, tehlikeyi hissetmiş olduğu için, seçimli kongre öncesi Aysal’a olan borcu geri ödemek istedi. Ama Galatasaray Kulübünün mali durumu bugünden farklı değildi. Yurt içindeki bankalar kredi musluklarını kapatmışlardı. Bilançolar maalesef kredi vermeye uygun değildi. Canaydın, Belçika Bankası Dexia’dan kredi almak için başvuruda bulundu. Ancak kredi verilmedi. Kredinin verilmemesinde Dexia Bank üzerinde Belçika’da iş hayatına devam eden enerji yatırımcısı Belçika vatandaşı Aysal’ın lobi yaptığı söylenir hep. Yani borç ödenmedi ve GS Sportif hisseleri UNIT bünyesinde kalmaya devam etti. Özhan Canaydın şahsi ilişkilerini kullanarak Zorlu Holding’e ait DENİZBANK ve Doğan Holding’e ait Dışbank’tan Galatasaray adına 35 er Milyon Dolar kredi çekti. Ama bu da kendi sonunu getirdi. Dışbank 12/04/2005 tarihinde Fortis’e satıldı. 2005 de Fortis’in CEO’su Karel De Bock Şu anda DEXIA Yönetim kurulunda. FORTIS daha sonra Özhan Canaydın’a haciz getirmiştir. Zorlu Holding de bu kredi operasyonu sonrasında Galatasaray’a sponsor oldu. Hatta 2. Lige Düşen Vestel Manisaspor’dan Hakan Balta bu sponsorluk kapsamında Galatasaray’a transfer oldu. Vestel Ayrıca Galatasaray Basketbol Takımına ismini verdi ve üretilen Galatasaray laptopları ile bu ilişkiyi sağlamlaştırıldı. Bu ilişkilerin sağlam olması nedenlerinin biri de hala Denizbank Genel Müdürü olan Hakan Ateş’in sıkı bir Galatasaray taraftarı oluşu. Bütün bu olaylardan sonra DEXIA, rekor bir ücretle DENIZBANK'ı satın aldı. Yani Galatasaray’a kredi veren 2 banka da yabancı sermayeye satıldı. Bu arada, Özhan Canaydın’ın kendi kefaletiyle Galatasaray için aldığı krediler nedeniyle Bursa’da bulunan fabrikasına haciz geldi. Bu sorunlarla uğraşan Özhan Canaydın Galatasaray’da Başkanlıkta devre dışı kalıyor, daha sonraki seçimlerde desteklediği adaylar Adnan Polat karşısında yenilgiye uğrayan Ünal Aysal, İnan Kıraç ve Liseliler desteğiyle Adnan Polat’ı şaibeli bir seçimle devirip Galatasaray’a başkan oluyordu. Zorlu Holding Denizbank’ı Belçikalı Dexia Bankasına 2006 yılında sattı. Dexia Avrupa piyasalarında Enerji sektöründe hizmet veren şirketlere destek olması, Ünal Aysal’ın bu destek avantajını Dexia’yı Türkiye’ye getirmesi için önemli bir nedendi. Galatasaray’a 35 Milyon USD kredi açan Denizbank’ın bu Belçika bankası tarafından alınması ise 1 taşta 2 kuş demekti. Galatasaray iyice avuca alınmış oluyordu. Denizbank, daha sonraki zamanlarda kredileri tekrar yapılandırmaya gitmiş, ARENA açıldıktan sonra da yatırımcıdan bilgi gizlenerek el konulan biletler, VIP localar GS Sportif tarafından satılırken sıkı işbirliği yapılarak DENIZBANK tarafından 17 yıllığına kredilendirilerek yeni kredi sağlanmıştır. Daha Önce Dexia yöneticisi olan Jean Luc Dehaene şu anda UEFA FINANSAL KONTROL BİRLİĞİ başkanıdır. İçlerinde Fenerbahçe’nin de bulunduğu 23 kulüp hakkında UEFA gelirlerini dondurma kararına imza atanda Jean Luc Dehaene’nin kendisidir. Şu anda Dexia Yönetiminde olan Karel Debock daha önce Galatasaray’a kredi veren Dışbank‘ı Doğan Holdingden Satın alan Fortis’in CEO’su idi. Şu anda Dexia Yönetim Kurulu Başkanı olan Robert De Metz daha önce 2001-2006 arası GS futbol maçlarının Avrupa’da Canal+ da yayınlanmasını sağlayan Vivendi Grup Ceo’su idi. 28/10/2012 tarihinde Dexia Denizbank’ı Rus SBERBANK'a satmıştır. SBERBANK Enerji Sektöründe hizmet veren şirketlere kredi olanakları sağlayan Rus Devlet bankasıdır. Bu Satış gerçekleştikten sonra Denizbank’ın ilk rus müşterisi ROSATOM olmuştur. Rosatom devlet bazlı çalışan nükleer enerji ve uranyum üzerinde çalışmaları bulunan rus şirketidir. Rosatom Çalışmaları için 500 milyon Dolarlık bir krediyi Deutsche bank aracılığı ile The Bank of Tokyo-Mitsubishi UFJ, Ltd, BNP Paribas, OJSC Nordea Bank, Rosbank bankalarla ortak kredi almıştır. Rosbank’ın yöneticisi Olga Smordskaya, Lokomotif Moskova Takımının başkanı (Daha Önce Sercan Yıldırım Ve Burak Yılmaz son dakikada Transferinden Vazgeçildi, 2 futbolcuda Galatasaray’da Forma giyiyor şu anda) Lokomotif Moskova’nın Sponsoru RZD ( Rus Devlet Demir Yolları ) Sberbank RZD ye 1,2 milyar dolarlık bir kredi sağlamıştır. TOPARLARSAK.... RUSYA, SBERBANK vasıtasıyla Galatasaray'ı ödeyemeyeceği miktarda boçlandırmış ve hala borçlandırmaya devam etmektedir. Sebep MERSIN AKKUYU Nukleer Santrali ihalesini almak ve Avrupa'da tanınan bir Türk takımını finansal olarak bağlayarak PR ( Halkla İlişkiler ) aracı olarak kullanmaktır. Bu ilişkinin devamında, çeşitli ilişkiler kullanılarak RUS DEVLET sermayesinin CHELSEA benzeri bir operasyonla GALATASARAY ın ele geçirilmesi yatmaktadır. Bunun da arkasında dünya piyasasına heyecanlı seyircisi, takımına bağlılığı ve düşük gelir düzeyi dolayısıyla tek eğlencesi Futbol ve TV olan Türk halkının, gittikçe artan bir düzeyde bahis oyunlarına olan ilgisi düşünülerek, büyük paralar kazanma hevesi yatmaktadır. SİYASİ BOYUT çok daha büyük bir HEDEF ortaya çıkarmaktadır: Osmanlı İmparatorluğu zamanından beri asırlardır SICAK DENİZ lere ulaşmak isteyen RUSYA, MERSIN AKKUYU NUKLEER SANTRALI İhalesini alarak AKDENIZ'e ilk adımını atmıştır. Bu adımla beraber Dünyada başarılar kazanan ve her geçen gün hızla yükselen Türk Futbol pastasında önemli bir oyuncuyu FİNANSAL SIKINTILAR içerisine sokarak kendisine bağlamıştır. Önümüzdeki dönemde, eğer açıklanırsa, Galatasaray'ın Unal AYSAL'a olan borçları ödemek için 14 ayrı yabancı fona satılan ve hala borsada işlem görmeyen hisselerinin bir bölümünün nerede olduğu ortaya çıkacaktır. Bir sporsever ve Türk vatandaşı olarak, rekabetin eşit şartlarda sahada gerçekleşmesi, HAKSIZ REKABET edilmemesi ve Sporun başka amaçlarla kullanılmaması idealinin bu şekilde bozulması beni teessüre uğratmıştır. 100 yıllık rekabetin başka amaçlara dayanan ozel ve gizli ilişkilerle bozulması YANLIŞTIR... Allah Yardımcıları OIsun... Hanoglu Hakan27.03.2013SPK'dan Galatasaray'a ret şoku
SPK, Galatasaray'ın mevcut sermaye artırımı başvurusunu olumsuz karşılayarak işlemden kaldırılmasına karar verdi.16.03.2013Galatasaray zarardan kurtulamadı!
http://www.patronlardunyasi.com/haber/Galatasaray-zarardan-kurtulamadi/141290 Geçtiğimiz hafta iflas haberleriyle gündeme gelen Galatasaray Sportif AŞ, zarar etti.. Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar'ın 1 Ocak-31 Aralık 2012 tarihli 12 aylık dönem zararı 32 milyon 401 bin 337 TL oldu. Şirket bir önceki dönemde 76 milyon 395 bin 910 TL zarar açıklamıştı. Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'nin 1 Ocak-31 Aralık 2012 tarihli 12 aylık döneme ilişkin bağımsız denetimden geçmiş konsolide finansal durum ve kapsamlı gelir tabloları ile 1 Ocak-31 Aralık 2012 tarihli 12 aylık döneme ilişkin bağımsız denetimden geçmiş solo finansal durum ve kapsamlı gelir tablolarını açıkladı. Galatasaray Sportif'ten konu ile ilgili KAP'a yapılan açıklamada şu bilgiler verildi: "Bilindiği üzere Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş. 1 Haziran- 31 Mayıs özel hesap dönemine tabidir. Şirketimizin ana ortağı Galatasaray Spor Kulübü Derneği, 1 Ocak-31 Aralık takvim yılını esas alarak mali tablolarını hazırlamaktadır. Galatasaray Spor Kulübü Derneği'nin Tüzüğüne göre 1 Ocak -31 Aralık 2012 12 aylık hesap dönemine ilişkin olarak yapılacak olan Yıllık Olağan Mali Genel Kurul'da sunulmak üzere hazırlanan Faaliyet Raporunda Şirketimizin de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Seri:XI, No:29 sayılı "Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği"ne uygun olarak hazırlanmış 1 Ocak-31 Aralık 2012 tarihli 12 aylık konsolide finansal durum ve kapsamlı gelir tabloları ile aynı döneme ait solo finansal durum ve kapsamlı gelir tabloları sunulacaktır. Bu nedenle, SPK'nın Seri:XI, No:29 Tebliği'nin 18'nci maddesi gereği Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'nin 1 Ocak-31 Aralık 2012 tarihli 12 aylık döneme ilişkin bağımsız denetimden geçmiş konsolide finansal durum ve kapsamlı gelir tabloları ile 1 Ocak-31 Aralık 2012 tarihli 12 aylık döneme ilişkin bağımsız denetimden geçmiş solo finansal durum ve kapsamlı gelir tabloları ekte kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır. İlgili finansal tablolara ek olarak Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş.'ye ait temel bilgileri içeren özet not da yine kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır."11.03.2013BORSA'DAN SPK'YA MUTHIS GOL: SAVCILIGA BASVURMALISINIZ
http://hanoglu1907.blogspot.de/2013/03/borsadan-spkya-muthis-gol-savciliga.html SPK NEDEN SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUYOR ? ELİNİ KOLUNU BAĞLAYAN MI VAR ? Aylardır verdiğimiz mücadelede KAÇINILMAZ SON a yaklaştıkça, Devlet Kurumlarının, sürekli olarak kendilerine hatırlattığımız Kanun ve Kurallar çerçevesinde TOP u : ) (yani GALATASARAY dosyasını) birbirlerine attıklarını, ellerini yakan o sıcak TOP un patladığında kendi ellerinde kalmaması ve son vuranın kendileri olmaması için ne kadar uğraştıklarını gördükçe insanın gülesi geliyor... Geçtiğimiz aylarda küçük yatırımcılar ve onlara destek veren tüm Fenerbahçeliler olarak Sn. Cumhurbaşkanımız, Sn. Başbakanımız, Sn. Bakanlarımız, Gelirler / Vergi İdaresi Başkanlığı, İMKB ( Borsa ), SPK gibi Devlet kurumlarına yazmış, başvurmuş, anlatmış ve şikayet etmiştik bu Asrımızın en büyük finansal operasyonunu... Bu başvurularımızın neticesinde, ilgili kurumlardan başvuru sahiplerine Kanuni zorunluluk gereği cevaplar gelmeye başladı. SPK dan gelen cevabı geçtiğimiz günlerde paylaşmıştım. SPK açıkça " ben cezaları verdim ama yatırımcılar ilgili Şirket ve Yöneticilerin kararlarından zarara uğradıklarını düşünüyorlarsa Mahkeme yolu açıktır" diyordu. Peki doğru mu söylüyordu? Kendisinin yapması gereken bir şey yok muydu? Buna biz değil İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) cevap verdi. Başvuru sahiplerine gelen cevaplarda İMKB öyle bir GOL atmış ki SPK 'ya, bunun altından nasıl kalkacak göreceğiz. Önce gelen cevabı okuyalım sonra da BOMBA yı patlatalım: Devamini Hakan Hanoglu´nun blog sitesinde okuyabilirsniz... http://hanoglu1907.blogspot.de/2013/03/borsadan-spkya-muthis-gol-savciliga.html Tesekkürler Sayin Hanoglu....11.03.2013SPK YOL GÖSTERDİ : Devlet Sizin Yanınızda..
https://twitter.com/FBI1907/status/311053408176070656 Peki yazıyı (resim) okuduk da NE DIYOR ? Bakalım: SPK diyor ki : Mayıs 2012 de Galatasaray'ın 2.788.084,38 TL olan çıkarılmış sermayesinin % 400 bedelli sermaye artırımı yapılarak 13.940.421 ,90 TL'ye yükseltilmesini onaylamıştık (Rüçhan haklarıyla beraber % 10.000 'lik Birinci Sermaye Artırımı) Galatasaray, 21 Eylül 2012'de bu kez % 300 bedelli Sermaye Artırımı Başvurusu yapma kararı aldı. Sermayesini 13.940.421,90 TL ' den 55.761.687,60 TL'ye yükseltme kararı aldı, bize başvurdu. Ancak SPK, bu başvuruyu 14.02.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile 30.12.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayimlanan Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında değerlendirerek 1 Şubat 2013 tarihinde REDDETMİŞTİR ( Hala red diye bir şey yok diyen anlı şanlı gazetecilerimşize duyurulur ) Yukarıdaki tarihleri uzun uzun yazmama sebep olan şey, Birinci Sermaye Artırımı yapıldığı sırada yeni Türk Ticaret Kanununun yayınlanmış olduğu, ancak yürürlüğe girmesinin Temmuz 2012 olması nedeniyle, o artırım sırasında uygulanamamış olması. Daha da Türkçeleştireyim : Sermaye Artırımı yapan ( Galatasaray ) da Buna izin veren ( SPK ) da Mayıs 2012 de yapılan artırımın usulsüz olduğunu biliyorlardı. Yani diyor ki SPK, Evet Kanun vardı ama uygulanmaya Temmuz 2012 de başlayacaktı O yüzden durduramadık... Bu ne demek, o günkü Yönetim ve usulsüzlükler, bir kaç ay sonra yürürlüğe girecek olan Kanunun izin vermeyeceği bilindiğinden yapılmış olabilir. Biz de Kanun henüz yürürlüğe girmediğinden BİR ŞEY YAPAMADIK... SPK devam ediyor: Yaptığımız denetimler ve incelemeler neticesinde, Galatasaray Yöneticileri ve Şirket hakkında, usulsüz ve Kanuna aykırı işlemleri dolayısıyla bazı yaptırımlar tesis ettik ( Cezalar Verdik ) ve konuya ilişkin bilgiyi 12.02.2013 tarihinde açıkladık. Ancaaaaakkkk... Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin gerek Kanunlar gerekse Şirket Ana Sözleşmesinin kendilerine yüklediği görevlerini kasten veya ihmal neticesinde yerine getirmemelerinden dolayı zarara uğrayanlar, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde Yönetim kurulu Üyeleri aleyhine sorumluluk davası açma hakkınız VARDIR... TÜRKÇESİ : SPK diyor ki Biz Kanunların bize verdiği yetkileri kullandık Yöneticilere cezaları verdik. ama Siz YATIRIMCILAR eğer zarara uğramışsanız bu Yöneticilerin eylem ve kararlarından... BUYRUN YOL AÇIK ... KANUN SİZİN YANINIZDA.. Başka Yoruma gerek var mı... GAME OVER... Hanoglu Hakan11.03.2013GALATASARAY KONGREDE IBRA EDILMEK VE TFF - UEFA LISANSI ICIN EKSIK MALI TABLO BEYAN ETMEKTEDIR
GALATASARAY Sportif A.Ş. diğer Spor Şirketlerinin yaptığı gibi normalde açıklaması gereken Şubat 2013 sonu rakamlarını değil, Aralık 2012 sonu rakamlarını açıklayarak SPOR KAMUOYUNU Mali İbra için GS GENEL KURUL UYELERİNİ 2013 - 2014 LİSANS ı için TFF yi Yine 2013 - 2014 Avrupa Maçları için UEFA yı KANDIRMAYA ÇALIŞMAKTADIR Galatasaray Kulübü Genel Kurul Üyeleri Şubat 2013 sonu rakamlarını istemelidirler. Türk SPOR KAMUOYU ndan BİLGİ GİZLENMEMELİDİR GS Sportif, diğer spor şirketleri gibi normalde Şubat sonu tablolarını açıklamak zorundaydı. Neden 31.12.2012 rakamları alindi? Ara Transferler ve 2013 ün son iki ayındaki giderler dikkate alınmayarak Şirket ve yatırımcılar ve ayrıca hakim ortak Galatasaray Kulübü Üyeleri kandırılmaktadır Ayrıca TFF ye 2013-2014 LISANSı için bu tablolar sunulmamalıdır! BUGUN AÇIKLANAN GALATASARAY SPORTIF A.S. TABLOLARI GERCEGI YANSITMAMAKTADIR. TUM SPOR KAMUOYU bu eksik - yanlış ve makyajlı, GERCEKLERI GOSTERMEYEN sadece 1 aylık tabloyu KABUL ETMEMELIDIR HAFTA SONU HAZIRLAYACAGIMIZ DILEKCELERIN TFF ye ve UEFA ya gönderilmesi kampanyasını başlatacağız.. LISANS OYLE KOLAY VERILMEMELİ. BEŞIKTAŞ Avrupa'ya gidememişse GALATASARAY da HOVARDA yaşamı bırakacak ve AVRUPA ya GIDEMEYECEKTIR. Şubat 2013 sonu rakamlarıyla G_İ_D_E_M_E_Z...09.03.2013Sermaye Artmazsa TÜRK Futbolu (Galatasaray) BATARMIS
http://hanoglu1907.blogspot.de/2013/03/sermaye-artmazsa-turk-futbolu.html?m=1 Hakan Hanoglu´nun blogsitesinden alintidir, kendisine bu konu üzerinde durdugu icin cok cok tesekkür ederiz.... Ünal AYSAL toplamış yine HAS Odasında gazetecileri (Fototraftaki Ekonomi Hukuk Spor Uzman Gazeteci Tanju COLAK ı görünce TAMAM dedi zaten) ESMIŞ SAVURMUŞ Okuyalım cevap verelim o zaman Kaynak: AKSAM Gazetesi: http://www.aksam.com.tr/ekonomi/ya-sermayeler-artar-br-ya-futbol-batar/haber-173747 Sermaye artırımı konusunda eleştirilerin hedefindeki Ünal Aysal, Türk futbolunun finansal röntgenini çekti. TÜRK Futbolunun Finansal Röntgenini çekmek Finans oyunları konusunda UZMAN Aysal'a kaldıysa cidden işimiz iş artık.. Güçlü bir sermaye yapısının herşeyin başında geldiğini söyleyen Başkan, "Devletin sermayelerin güçlendirilmesi konusunda bırakın engel çıkarmayı, kulüpler üzerinde baskı kurması lazım. Bizi zorlamalı. Sermayesi düşük olana kimse beş kuruş vermez" diyor Sermaye Artırımı tabii ki şart. Özellikle sermayesi yaptığı işlere göre küçük kalmış şirketlerin bunu yapması zorunlu. Bizim mücadelemizin Sermaye Artırımına karşı değil bunun usulsüz haksız ve küçük yatırımcıyı ezerek yapılmasına karşı olduğunu bilmezmiş gibi hedef şaşırtıyor. BJK şu anda % 500 sermaye artırımı yapıyor. Neden karşı çıkmıyoruz? Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, şu sıralar gündemin bir numarasında. Konu şüphesiz sermaye artırımı... Galatasaray ilk sermaye artırımını başarıyla tamamladı. Kasasına buradan yaklaşık 275 milyon lira koydu. Bunun 125 milyon lirası borsadaki yatırımcıdan geldi. Şimdi ikincisi yolda. Fakat tartışmalar da bu ikinci sermaye artırımı kararıyla alevlendi. Küçük yatırımcının mağdur edildiğini söyleyen bir grup kulübü ve Aysal'ı mahkemeye verdi. Peki Aysal bu konu hakkında ne düşünüyor. Les Ottomans'daki Has Oda'da Başkan'la konuştuk. İlk olarak şunu söylemekte fayda var. Daha masaya oturduğumuzda ilk cümlesi şu oldu: Ne isterseniz sorun. Eski şirketlerimden bile sorabilirsiniz. Bu işin içine onu bile çektiler. Yani Aysal bu konuda son derece açık. Kimsenin kafasında en ufak bir soru işareti kalmasın istiyor. Başkan'la yaklaşık 1 saat konuştuk. Aysal'ın asıl mesajı çok net. Galatasaray'ın sermaye artırımı konusunda yapılan itirazların Galatasaray'ı durdurmak için yapıldığını belirtiyor. Bu konuda da devleti bir anlamda göreve çağırıyor. Galatasarayın sermaye artırımı konusunda yaptığımız itirazlar Galatasarayı durdurmak içinmiş. Ünal Bey SPK Sermaye artırımı yapamazsınız diyor mu? Biz diyor muyuz? Dediğimiz SERMAYE ARTIRIMINI DEVLETIN BELIRLEDIĞI ŞEKILDE YAPACAKSINIZ. Kafanıza göre şirketi borçlandırıp sonra da o borçtan alacağınıza karşılık sermaye artırımı yapamazsınız. Bizim paralarımızı bu amaçla kullanamazsınız. Siz de nakit koyacaksınız biz de. Ve o para Şirkette kalacak. Kulübe aktarılmayacak.. DEVLET i kime karşı göreve çağırıyorsunuz? TÜRK DEVLETİ görevini yeni yapmıştır. Önceki Başkanın yapmadığını yapmış, Kanun Kural Kaide koymuş ve küçük yatırımcının ve Borsada işlem gören şirketlerin soyulmasını engellemiştir. Tabii eğer Türk Devletini göreve çağırıyorsanız... HER ŞEYİN BAŞI EKONOMİ BAŞKAN'IN vizyonunda her şeyin başında finansal başarı var. Sermaye yapısı güçlü olmayan bir kulübün başarıya ulaşması da mümkün değil. Bütün operasyonu bunun için yaptık diyor. Fakat son dönemde SPK'nın bazı kişilerin etkisinde kalıp düzenlemelerde değişikliğe gitmesinden çok rahatsız. SPK kimsenin etkisinde kalmaz. O DEVLET tir. Ve ilk kez bu konuda gereğini yapmıştır. Eğer önceki Başkanın Sizin etkiniz altında kalarak usulsüz sermaye artırımına ve Şirketten para almanıza izin verdiğini hatırlayıp YENİSİ NİYE ÖYLE YAPMIYOR diyorsanız ve bunu herkesten aynı şekilde bekliyorsanız yanılıyorsunuz. KİŞİLER GEÇİCİ DEVLET KALICIDIR. Sizin de 100 yıllık Camia Galatasaray için geçici olmanız gibi. Dileğim, sadece Galatasaray'ın değil, bütün kulüplerin güçlenmesi, Avrupa'da el ele yol alması diyor başkan ve ekliyor: "Bütün kulüplerin ciddi bir sermaye yapısına ihtiyacı var. Devletin de kulüplerin sermayelerinin güçlenmesi konusunda engel çıkarma değil, bu kulüpler üzerinde baskı kurması lazım. Hepimizi. Bizi zorlaması lazım. Ne yaparsanız yapın sermayenizi güçlendirin diye. Beşiktaş mesela sermaye artıracaktı fakat SPK'nın düzenlemesi nedeniyle artıramıyor. Kendisini kurtarması için sermayesini artırması gerekiyor. Sermayesi düşük olan bir kuruma hiç kimse beş kuruş para vermez." Sadece Kulüplerin değil tüm şirketlerin güçlü sermayeye ihtiyacı vardır. Devlet zorluyor sermayenizi artırmaya Sizi. Ama bunu herkesle eşit şartlarda yapacak ve HAKSIZ REKABET le yapmayacaksınız. Madem durumunuz o kadar vahim Devre arasında 100 Milyon TL vererek hiç ihtiyacınız olmayan 2 yabancı futbolcu transfer ettiniz. Bu mu Finans Yönetimi. Borcunuz varsa onu ödersiniz o parayla. Besiktas neden yapamıyor? Gelen kurallar onun sermaye artırımını engellemiyor. Çünkü şirkete daha önce nakit koymuş. Bu nedenle o parayı nakit olarak kullanabilir. Ama Sizin gibi yapmak isterse Devlet buna engel olacaktır Başkan yaklaşık 1.5 yılda neler başardığını, finansal olarak neler yapmak istediğini şu ifadelerle anlattı: HİSSEDARININ GÜVENMEDİĞİ ŞİRKETE HİÇ KİMSE GÜVENMEZ HERŞEYDEN önce kulüplerin sermaye yapılarının güçlü olması camiaların hem ahlaki hem de kültürel gelişimine katkı sağlar. Kulüplerin yanlış yollara sapmasına mani olur. Kurumsallaşmanın önünü açar. Kendi sermayedarının güvenmediği bir şirkete hiç kimse güvenmez. Bankalar da güvenmez ve kredi de vermez. Galatasaray çok büyük bir camia. Galatasaray sadece bir spor kulübü değil. Bizim korumak istediğimiz değerler, diğer kulüplerin korumak istedikleri değerlerden biraz daha farklı. Herkesin kendisine göre stratejisi var. Bizimkisi herşeyden önce kulübün ismini ve marka değerini korumak. Ve istikbalini garanti altına almak. Benim önceliğim de bu zaten. VAY VAY VAY.. Ahlak - Kültür - Etik - Yanlış Yollara sapmamak - Güven - Korumak İstediğiniz Değerler - İsim - Marka Değeri - Kulübün İstikbali... Ne güzel sözcükler.. Mahkemelerde küçük yatırımcların feryatları, Maliye Bakanlığında Devletten kaçırılan vergiler, SPK da küçük yatırımcı dilekçeleri, Kulüp teknik iflasta iken yüz milyonluk transferler, her kulüp kendi stadını yaparken Devletten beş kuruş konmadan alınan Stad, rakip 377 trilyon vergi öderken affedilen yüz milyonluk vergiler... BU MU KORUMAK İSTEDİĞİNİZ DEĞERLER? Okuyan taraflı tarafsız herkesin tebessümü yeter bu sözlere. cevaba gerek yok ÖDEYEMEYENLERE YARDIMCI OLDUK PEKİ sermaye artırımına neden gittik? Geldiğimde Sportif A.Ş'nin sermayesi eksi 251 milyon liradaydı. Bunu o gün bir kişi ihbar etseydi şirket o gün teknik iflasa girerdi. Bizim 251 milyon liranın üzerinde bir kaynağa ihtiyacımız vardı. Gelir yaratamayacağımız için sermaye artırımında karar kıldık. Sermaye artırımının hepsını neden sermayeye katmadınız da 25 kat rüçhan hakkı kullanarak bunu fon yaratmak ve Sportıf A.Ş. ye - zaten kendisinin olması gereken - biletleri satarak yaptınız. O sermaye artırımından gelen para tamamen sermayeye ilave edilse sermaye bugun 13.940.000 TL mi yoksa 278 Milyon TL mi olacaktı? Gelen parayı o yatırımcıdan gizleyerek el koyduğunuz bilet satışlarından alacağınıza karşı Kulübe aktarmasaydınız o sermaye eriyecek miydi? Ünal Bey kimi kandırıyorsunuz? 19 Nisan 2012'deki Genel Kurul'da sermayenin 600 milyon TL'ye çıkarılması önerisine 410 adet hissenin temsilcisi aleyhte oy kullanırken, 153 milyon 452 bin 955 adet hisse sahibi olumlu oy kullandı. Ve sonra yatırımcılara çağrıda bulunduk. Herkes güle oynaya geldi. Çoğu yatırımcı parasını da ödedi. Ödeyemeyenlere de biz yardımcı olduk. Yüzde 10 fazlasıyla ellerindeki hisseleri satın aldık. Kayıtlı Sermayenın artması demek Yatırımcılardan para istenmesi demek değildir. Kayıtlı sermaye ileride doğacak ihtiyaçlara karşılık yapılması gereken sermaye artırımlarında Yönetimin önünü açmak ve Genel Kurul toplanma mükellefiyetini ortadan kaldırmak için artırılır. Karıştırmayın konuları. Neden karşı çıkalım Kayıtlı Sermayenin artırılmasına? ÇOĞU Yatırımcı derken azınlıktakilerin sermaye artırımına katılamayanların kullanamadıkları haklarını Borsada 14.500.000 USD civarinda bir paraya satıp Kasaya attığınızı neden söylemiyorsunuz? O sermaye artırımında bizim feryatlarımızı ve engellemelerimizi gordunuz mu? Ta ki Galatasaray Kulübü bu sermaye artırımına nakit koymadı, ta ki gelen parayı Kulübe uygunsuz bir şekilde aktardı işte o zaman tepemiz attı ve sonraki artırımlara izin vermeme çabasına girdik Türk Devletine güvenerek Kimin elinden ve kaç para ödeyerek hisse almışsınız açıklayın da bilelim Ünal Bey. Bunun ne ifade ettiğini Millet görsün ve anlasın. BÜTÜN KULÜPLERİN HİSSELERİ DÜŞTÜ BU dönemde hisse senetlerinin değerleri de düşmeye başladı. Sadece Galatasaray'ın değil, herkesin hisseleri değer kaybetti. 1 Temmuz 2011'den 26 Şubat 2013'e kadar Fenerbahçe hisseleri yüzde 45, Beşiktaş ve Trabzon hisseleri yüzde 56 gerilemiş. Temmuz 2011 mi dediniz :?) O tarih size neyi hatırlatıyor ? Ben unutmuyorum da... Fenerbahçenin kolu kanadı kırıldı Başkanı 1 yıl içeride tutuldu Sampiyonlar Ligine gönderilmedi Ceza üzerine ceza yedi 2011-2012 sampiyonluguna çeşitli oyunlarla el koyuldu 2012 - 2013 e girerken neredeyse ilk devrenin yarısını seyircisiz oynadı... bütün bunlara rağmen SİZ EŞİT DURUMDA MIYIZ diyorsunuz? Aynı dönemde Besiktasın Avrupaya gönderilmediği, muhtemel onmilyonlarca Euro gelirden olduğunu da unutuyorsunuz. Sirket birleşmeleri sırasında Mahkemeye sunduğunuz Bilirkişi raporunda Besiktas ile aynı durumda olduğunuz yazıyor mali olarak. Ne oldu Ünal Bey? Ne değişti de Siz kurtuldunuz onlar FEDA dedi? Birbirimizi kandırmayalım Bu üç takım da hisse senedi satmadı. Galatasaray'ın hisse değeri ise yüzde 65 düşmüş. Yüzde 9 fark var. Yani ben bu kadar hisse senedi sattım. Benimle onların arasında sadece yüzde 9'luk bir fark var. Hisse satışından gelen para Sportif A.Ş'nin günlük harcamalarına ve borçlarına gitti. Bugün 328 milyon dolarlık borç 207 milyon dolara geriledi. Galatasaray'ın güvenilirliği geri geldi. Borç ödenebilir hale geldi. Bankalar nezdinde itibarımız yerine geldi. Camianın kendine güveni geldi. Türkiye'nin en büyük kulübü olan Galatasaray, bir itibar kaybından kurtuldu. Hisse Satışından gelen paranın BORÇ Ödemesine gittiğini söylüyorsunuz. O Borç nereye ödendi? Zaten Sportif A.Ş. nin olması gereken bilet gelirlerini yok ettiniz. Sonra o Biletleri tekrar Sportif A.Ş ye sattınız. Borcun sebebi budur. hala da 328 Milyon TL Borç alacağınız var bu satıştan. BUDUR DERDİNİZ sizin. Yeni sermaye artırımıyla o uyduruk borçları kapatacaksınız Türkiyenin büyük Kulübü Galatasaray bu ayak oyunları ve Borsadaki Şirketi soyarak itibar kaybından kurtuluyor ve Bankalar da buna inanıyorsa o IMKB ye de o SPK ya da O BDDK ya da o Spor Kulübüne de yazıklar olsun. Orta Oyunu mudur bu? Herkesin bildiği ama kimsenin görmediği komedi.. AYIP.. BORÇ 12 YILDIR İLK KEZ GEÇEN YIL GERİLEDİ SPORTİF tarafta süreklilik çok önemli. 2000'de UEFA Kupası'nı kazandık. O günden beri bir şey yok. Galatasaray 2000'den beri 12 yıl boyunca sürekli para kaybetti. Borç 20 milyon dolardan 328 milyon dolara çıktı. 12 sene içinde bir tek sene borçta düşüş yok. İlk defa geçen sene borç üçte biri oranında aşağı çekildi. Bugün bütün kulüplerin durumu böyle. Eğer kurumsal yapılarını düzeltmezlerse, finansal yapılarını sermaye artışlarıyla destekleyemezlerse borçlanmaları ve borçtan da felakete sürüklenmeleri son derece doğal. Demek ki güzide kulübümüz Galatasaray Futbolu yönetemiyor ve parayı sadece finansal oyunlar ve küçük yatırımcıyı soyarak kazanabiliyor. Bu mudur söylediğiniz Ünal Bey? 2000 de UEFA kupasını kazanmanıza rağmen bunu paraya tahvil edememenizin cezasını biz küçük yatırımcı mı çekecek? Bütün kulüplerin drumu nasıl böyle? Alın Fenerbahçe Sportif A.Ş. nin finansal tablolarını koyun sizinkinin yanına: Neden iki katınız değerinde o şirket? Finansal Sermaye oyunlarıyla mı? Yapmayın. İyi yönetim mi kötü yönetim mi bu? FB neden sermaye artırımına başvurmadı son 2 yıldır başına gelenlere rağmen? neden kulüp kaynaklarına yöneldi? Daha fazla forma daha fazla bilet biraz hisse satışı ile neden kurtarıyor durumu da siz hala SERMAYE ARTIRIMI istiyorsunuz. FB nin bu dönemde 377 Milyon TL vergi ödediğini sizin 100 Milyon vergi affı aldığınızı da hatırlatalım BİR AİLE BABASI BASİRETLİ TÜCCAR BİZİ ANLARDI BEN Galatasaray'ın başına geldiğimde 328 milyon dolar borç vardı. Bunun 78 milyon dolarının o an ödenmesi zorunluydu. 2014'e kadar hiç gelirimiz yok. Ya temlikli ya da yenmiş. En önemlisi Sportif A.Ş'nin 251 milyon lira eksi sermayesi vardı. O dönemde Sportif A.Ş'nin kayıtlı sermayesi 2 milyon 788 bin liraydı. Yani şirket teknik olarak iflas etmişti. O an insanlar bir aile babası ya da basiretli tüccar gibi davransa, o aşamada bizim ne yapmamız gerektiğini anlardı. Önceliğimiz hisse satışı değildi. Fakat yine de gerek olabilir diye bunun için yetki istedim. Bir aile babası o dönemde BJK nin yaptığı gibi FEDA der, ayağını yorganına göre uzatır, taraftarından destek ister, ama taraftarını soymazdı. Kulüp teknik iflasta ise 251 milyon TL negatif sermayeyi oluşturan Galatasaray Kulübünün sattığı biletler dolayısıyla ortaya çıkan borcu silerdi, Sportif A.Ş. nin yıllık 70 Milyon TL Stad gelirine el koymazdı. Birleşmeye kadar karlı şirket olan Sportif A.Ş. Faruk Süren in deyimiyle 390 Milyon HORTUMLANMAZDI. BUGÜN EN BÜYÜK HİSSEDARIN 3 MİLYON LİRALIK HİSSESİ VAR HİSSE satışından önce hisse reposunu düşündük. Bunun için Rus VTB Bank'la birkaç kez görüştük. Fakat bu bizim için hem maliyetli olacaktı hem de daha sonradan Türkiye'de bunun için bir mevzuat olmadığını öğrendik. O arada SPK'dan bize uyarı mektupları gelmeye başladı. Borçlarınızı ödeyin diye. Bunun üzerine İMKB'de hisse satışına giriştik. ASlında su SPK'nın bizi istemeyerek zorladığı bir işlemdi. Temmuz 2011'den Aralık 2011'e kadar yaklaşık 90 milyon dolarlık hisse sattık. Derneğin hissesi yüzde 82'den yüzde 55'e indirildi. Ama bunu bir anda yapmadık. 5 aya yaydık. Çok açık bir süreçti. Bunları da aslında halk aldı. Bugün Sportif A.Ş'nin 15 bin irili ufaklı hissedarı var. En büyük hissedarımızın elindeki hisse bedeli 3 milyon lira. Eskiden olduğu gibi bir AIG durumu yok yani. Hiçbir fonun eline geçmedi hisseler. Çok dikkatlı davrandık. Yani Mülkiye 1nci Sınıfındaki bir öğrencinin bildiği, Türk şirket hisselerinin yabancı bankalarda repo edilemeyeceğini Siz sonradan öğrendiniz ve bu yüzden açık açık HİSSE SATMAYACAĞIZ demenize rağmen % 27 hisseyi fiyat düşme pahasına sattınız.. 3 Mılyon TL lik hisse kimde ve nominal mi piyasa değeri mi onu da açıklasanız.. 3 Milyon nominal değerdeki hisse bugünkü değerlerden 120 milyon eder. Bilmeyenler öğrensin de yanlış yorumlamasın FENERBAHÇE DE AYNISINI YAPTI FAKAT zamanla bunun yeterli olmadığını gördük. İkinci sermaye artırımına gitmek için başvuruda bulunduk. SPK'ya müracaatımızın üzerinden 5 ay geçmiş. 5 ay boyunca her gün bir belge istemişler. Ne isterlerse de hepsini vermişiz. En sonunda bu iş oldu diye bakarken, SPK'dan bir mektup geldi. Biz kural değiştirdik ve bunu yapamazsınız diye. İleride gelecek bir alacağın bugüne discount edilerek yüzde 11'le, onu bir reel alacak haline getirilmesi ve bunun da sermayeye eklenmesine itiraz edildi. Bu ilk defa yapılan bir işlem değil. Fenerbahçe bir yıl öncesinde aynısını yapmış. 30 senelik kira alacağını bugünkü değerine getirmiş, işi halletmiş. Yanlış hatırlamıyorsam 150 milyon liralık bir işlem. Şikayet etmek için söylemiyorum. Doğru yapmışlar kanuni bir işlemdir. Örnek olarak söylüyorum. Yeter mi Sportif A.Ş. yi nasıl hortumlayacaktınız başka şekilde o sattığınız bilet paralarını geri almak için ? 318 Milyon TL daha alacağınız var. Onları da Kulübe getirmek gerek di mi? İlerideki alacağın iskonto edilerek bugüne getirilmesi ile iflastan kurtulmak ne demek? O ilerideki alacak bir sözleşmeye bağlıysa izin verilir ama bilet gelirlerine dayanıyorsa GULDURMEYIN bizi derler adama! Fenerbahcenin kira sözleşmesi gelirleri iskonto edildi bilet gelirleri değil. Elinizde yapılmış bir kira sözleşmesi var ve o kira gelirleri garanti. Tabii ki iskonto edebilirsiniz. Sizin taraftarınız maç izlemeye gelmezse o bilet gelirleri iskonto edilir mi? komık mısınız ? SPK ASLINDA BİRÇOK FİRMANIN ÖNÜNÜ KESTİ İKİNCİ sermaye artışımız ölümcül bir konu değil. Birincisi ölümcüldü. İkinci sermaye artırımının arkasındaki neden, Galatasaray'ın 5 yıllık nakit programını şekillendirebilmek. SPK şimdi bunu nakit olarak yapabilirsin dedi. Bu sadece bizim değil, birçok firmanın önünü kesti. Biz de bunu nakit de yaparız dedik. Bunun hesabını yapıyoruz. Nasıl ve ne kadarlık yaparız, buna çalışıyoruz ve bunu yapacağız. Bunun için kredi almayacağız. Gelirlerimizi ayarlıyoruz. Evet bunu bir ay içinde yapamayacağız ama belki üç belki beş ay içinde yapacağız. Kimsenin önünün kesildiği yok Ünal Bey. Önü kesilen sadece sermaye artırımını cebinden para çıkarmadan başkasının sırtından yapmaya çalışan kulüp - şirketler. Kredi alamazsınız çünkü arkadan dolanmak olur ve SPK yasakladı. Yoksa daha gazetelerde kredi ayarladık diyordunuz geçen ay. Evet BUNU BIR AY İÇİNDE YAPAMAYACAKSINIZ Hatta 3-5 ayda bile yapamayacaksınız çünkü KANUN KURAL KAIDE ler var. UEFA, FUTBOL GELİRİ FUTBOLA GİDECEK DİYOR DİYECEKSİNİZ ki durduk yere bu locaları ve tribünleri kulübe neden devrediyorsunuz. UEFA'nın Financial FairPlay kuralları da futbolla ilgili her türlü gelirin ve geleceğin gelirlerinin futbol takımına ait olmasını şart. Biz bir yerde de bunun gereğini yerine getirmiş olduk. Orada 14 tane amatör şube var. O paralar amatör şubelere de gidiyordu. Ama şimdi artık gitmeyecek. Sportif AŞ'ye geçti. Yani ana kural şu: Futbolun gelirini futbola yatıracaksınız Biz ne diyoruz Ünal Bey. Futbol geliri Futbolu yöneten Şirketin olur. Kulübün o gelirlere el koyması Yatırımcıdan para çalınması demektir. Sportif A.Ş. ye ne geçti PARDON ? Sirketin sahip olması gereken biletlere Kulüp el koyacak sonra bunları Sportif A.Ş. ye satacak Bu mu Sportif A.S. ye gecen gelirler. Saka mı yapıyorsunuz. Eger bu sözünüz doğruysa, Önce Stad hasılat paylaşım Protokolunu iptal edeceksiniz Sonra bu bilet satış işlemini iptal edeceksiniz Sonra bu biletler için bugüne kadar aldığınız paraları iade edeceksiniz Sonra da Sportife bu işlerden alacağınız olan 318 Milyon TL borcunuzu sileceksiniz YANİ BİZİM PARAMIZI BİZE İADE EDECEK VE DPOR GELIRLERININ SPOR SIRKETINDE KALMASINI SAGLAYACAKSINIZ Yapmayacak mısınız? TURK ADALETI yapacak bunu. Mahkemeler bu konuda net kararını verecektir. SIZ BILIRSINIZ Hanoglu Hakan08.03.2013NITELIKLI DOLANDIRICILIK NASIL YAPILMIS..?
http://hanoglu1907.blogspot.de/2013/03/nitelikli-dolandiricilik-dosyasi.html?m=1 Hakan Hanoglu´nun blogsitesinden alintidir, kendisine bu konu üzerinde durdugu icin cok cok tesekkür ederiz.... NITELIKLI DOLANDIRICILIK NASIL YAPILMIS..? UNAL AYSAL HAKKINDAKI NITELIKLI DOLANDIRICILIK DAVASI NOKTASINA VİRGÜLÜNE DOKUNMADAN GALATASARAY SPORTIF A.S YATIRIMCILARININ MAHKEMELERE SUNDUĞU DİLEKÇE Özet Notumuz, Yorum yapmadan Notumuzun arkasında yer alan Dikeçeden alıntılardan oluşmaktadır Dava devam etmektedir. Bağımsız Türk Yargısının eldeki deliller ve Kamuoyuna yansıyan açıklamalar ışığında karar vereceğine inanıyoruz _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ Öncelikle Davacıların dayandığı Kanun maddelerine bakalım: Türk Ceza Kanununun DOLANDIRICILIK Maddesi ( Md. 157 ) ne diyor: MADDE 157. - Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir. Bu dolandırıcılık sahip olunan konum ve güç kullanılarak nitelikli : ) olarak yapılmışsa Md 158 kapsamına giriyor: MADDE 158. – ( 1 ) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b)Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, İşlenmesi hâlinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Kanunun 164. Maddesi yanıltıcı bilgi vermeyi düzenliyor: Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi MADDE 164. - (1) Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar. ŞİKAYET NEDENLERİ : Ünal Aysal, 09.07.2011 tarihindeki Dernek genel kurulunda, kesinlikle hisse senedi satışı yapmayacaklarını, buna karşılık hisse senedi reposunu yapacaklarını yani hisseleri halka satmayacaklarını bir kuruma emanet ederek geri alacaklarını beyan etmiştir. Aysal, Bu kesinlikle satış değil. Hisse satışını katiyetle önermiyoruz. Sadece repo işlemini planlıyoruz” demiştir. Ancak Galatasaray Kulübü, bu açıklamanın ardından Borsada yüklü oranda hisse satışı yapmıştır. Halka açıklık oranı % 16,83 den % 45 e çıkmıştır. Bu da Borsanın genel kuralı olarak hissenin düşmesine sebep olmuştur. Aysal'ın tüm bu fiilleri nitelikli dolandırıcılık suçunu ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçunu oluşturmaktadır. Zira kendisi Şirketin hakim ortağı olan Derneğin de yönetim kurulu başkanıdır ve Şirkete karşı özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek Dernek lehine faaliyetlerde bulunmuş, yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanlarla hisse değerinin önce azalmasını ve yatırımcıların çıkış yapmasını engellemiştir. Mayıs 2012’de IMKB tarihinin en fahiş bedelli sermaye artırımı yapılmıştır. Görünürde %400 olan bedelli sermaye artırımı, rüçhan hakkı kullanım bedeli ile %10.000’e tekabül etmektedir. Çıktığı TV programında Aysal, sermaye artırımının ardından hisse değerinin artacağını açık açık söylemiştir. Bu yaptığı hareket de açıkça dolandırıcılıktır, zira bu açıklamalarıyla insanların bedelli sermaye artırımına katılmasını teşvik etmiş, fiyatların belirli değerde kalmasını sağlamış ancak bu bedelli sermaye artırımından sonra hisse değeri kendisinin beyanlarıyla çelişkili şekilde düşüşe devam etmiştir Kendisi aşağıda detaylıca anlatılmış hileli davranışlarda bulunmak suretiyle yatırımcıları aldatmış ve zarara uğratarak Galatasaray Spor Kulübü Derneği’ni ve isimleri bilinmeyen kişi ve kuruluşlara fayda sağlamıştır. Tüm bu hileli davranışlarla 158. Maddede belirtilen nitelikli dolandırıcılık halleri vuku bulmuştur. Ünal Aysal’ın bu husustaki beyanatlarından alıntılar: 1 – 09.07.2011 tarihli Genel Kurul toplantısında Hisse senedi reposu yapılması,% 49 orana kadar hisse senedi satışı ve Riva arazisinin satışı konusunda yetki almıştır. Genel kuruldaki konuşmasında, Ünal Aysal, hisselerle ilgili talep ettikleri yetkinin satış anlamına gelmediğini vurgularken, ''Talebimiz, hisselerin bankalara rehni veya hisse senedi reposu. Bu kesinlikle satış değil. Bankaya bir takım hisseyi vade sonunda aynı fiyatla geri almak suretiyle satıyoruz ve vade sonunda geri alıyoruz şeklindedir. Teknik olarak bir alış-satış muamelesi yapılıyor. Bununla ilgili çalışmalarımız sonuçlandı ve yetki alımı için bekletilmektedir. Yine belli bir miktar hisse senedinin piyasaya satımı ile borçların ödenmesi planı var ve nakit durumu düzelince yine bu hisseler piyasadan toparlanabilir. Ancak biz hisse satışını katiyetle önermiyoruz. Sadece repo işlemini planlıyoruz” demiştir. Bu açıklamaya rağmen 800 bin adet hisse satışı yapılmıştır. Genel kuruldan aldığı yetkiyle harekete geçen Aysal başkanlığındaki yönetim, genel kurulda hisse senedi yapmayacağına dair verdiği sözü unutup, Spor kulübünün % 83,38 oranında sahibi olduğu GS SPORTİF San.ve Tic. AŞ ye ait hisse senetlerini borsada satmaya başlamıştır. 26 Ağustos-12 Aralık tarihleri arasındaki dört aylık dönemde 802 bin 456 adet hisse satışı gerçekleştirilmiş, bu satıştan 168 milyon lira gelir elde edilmiş, hisse satışlarının sonucunda, GS Spor Kulübü Derneği’nin, Sportif AŞ’deki payı % 83,38’den % 55.03’e inerken, şirketin halka açıklık oranı da % 16,61’den % 45’e yükselmiştir. Bu denli büyük oranda hisse satışı küçük yatırımcıların elinde bulunan senetlerin değerini 400 TL civarlarından 180 TL civarlarına kadar düşürmüştür. 2 - İstanbul Kongre Merkez’inde Ünal Aysal'ın açıklaması: ''Biz sizden hisse senedi satışı veya repo izni istedik. Bunu yüzde 11'le sınırlı olarak istedik. Ucu açık, sınırsız değil. Zaten geçmişte yüzde 38 için bu yetki verilmiş ve kullanılmış. Bizim yetkimiz yüzde 11 ile sınırlı.” Açıklamasına rağmen %25,66 oranında satış yapılmıştır. 3 - 23 Ekim 2011 tarihinde Telegol programında Ünal Aysal'ın açıklaması: "Galatasaray'ın paraya ihtiyacı yok, hele benim parama hiç ihtiyacı yok." Açıklamasına rağmen yatırımcılardan hisse başı 99 TL bedelli sermaye artırımı parası istenmiştir. Ayrıca dolandırıcılık yapıldığının bir diğer kanıtı da %9.900 oranında belirlenen Şubat 2012’deki ilk bedelli sermaye artırımı kararından vaz geçildiği ve kayıtlı sermaye sistemine geçilmesine karar verildiğine dair yönetim kurulu açıklamasından sonra yatırımcılara daha uygun bir sermaye artırımı yapılacağı yönünde medyaya haberler sızdırılmıştır. Bloomberg HT kanalında 7 Mart 2012 tarihinde alt yazı ile bildirilen açıklamada Aysal “bedellide küçük yatırımcıyı daha fazla koruyacak bir sistemde çalışıyoruz” beyanatında bulunmuştur. Bizzat yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan böylesine mühim ve yönlendirici bir açıklama hisse hareketlerine yansımış hisse değeri 160 TL’lerden iki hafta içerisinde 250 TL’lere çıkmıştır. Halka açık bir şirketin yönetim kurulunun başkanının yaptığı bu açıklama tamamıyla yalan çıkmıştır. Yine birçok yatırımcı 100 yıllık camiayı temsil eden başkanın açıklamalarından ümitlenerek yeni hisseler edinmiş veya elindeki hisselerini mülkiyetinde tutmaya karar vermiştir. Ayrıca iptal edilen ilk kararda piyasadaki hisse sayısı 100’e bölünecekti ve fiyatın düşüklüğü nedeniyle hisse fiyatları cazip olacaktı ancak Aysal ve ekibi küçük yatırımcının aleyhine bir yol seçerek sermayeyi 4 e bölmüşler küçük yatırımcı lehine çözüm beklerken, bedelli bedelsiz beraber bir sermaye artırımı beklentisi yaratıp, 250 TL ye fiyatları çıkartıp o tarihlerde olan Dernek genel kurulunda mali yeri olmamasına rağmen hisselerimiz geçici olarak geriledi bir daha bunun olacağını sanmıyorum diyerek yatırımcılara gelin buradan alın, o düşüş geçiciydi, tekrar eski yerine çıkacak intibaını vermiştir. SPK bu donemde sessiz kalmış, manipülasyon suçlamasında bulunmamıştır. 4 –25 Ekim 2011 tarihinde Lig TV’ye Ünal Aysal'ın açıklaması: “Galatasaray’ın sermayesi yetersiz bir sermaye. Bir sürü sebepten dolayı artırmalıyız. Hisse senedi satıyorsak bunu alışveriş için kullanmıyoruz. Borç ödemek için kullanıyoruz. Sermaye artışını önümüzdeki günlerde yapacağız. Biz sattığımız değerlerden ya da altından almayı düşünüyoruz.” Bu şekilde hisse senetleri üzerinde baskı oluşturan açıklama yapılmıştır. 5 – Galatasaray Derneğinin, Galatasaray Şirketinin hakim ortağı olması ve yönetiminde tek başına söz sahibi olması küçük yatırımcıların haklarının korunamamasına yol açmaktadır. Zira Başkan Aysal ve ekibi Şirkete karşı olan yükümlülüklerini ihlal edip örtülü kazanç aktarımlarında bulunmaktadır. Hakim ortağın yani Derneğin de başkanı olan Aysal, şirkette yapılacak tüm işlemleri önceden bilebilecek durumdadır ve bu şekilde henüz %10.000 oranına tekabül eden muazzam bedelli sermaye artırım haberi kamuoyuyla paylaşılmadan birkaç ay önce Dernek yönetim kurulu yüklü oranda (%30 a yakın) Şirket hissesini borsada satmıştır (üstelik hisse satmayı düşünmüyoruz açıklamalarına rağmen). Bu hareket SPK tarafından göz ardı edilmiştir. Bedelli sermaye artırımı yapılacağını bilen Dernek yüklü miktarda hisseyi elinden çıkararak büyük maddi kara geçmiş ve küçük yatırımcının gözünün yaşına bakılmayarak büyük bir dolandırıcılık suçu işlenmiştir. Bu fiillerden dolandırıcılık suçunun tüm unsurları mevcuttur. 6 –Faruk Süren Borsa’daki Şirketten 390 milyon hortumladıklarını beyan etmiş ve Aysal’ın da daha önce hisse operasyonları ile Galatasaray üzerinden kar payı aldığını yani bu işlerden çok iyi anladığını beyan etmiştir. İşte Süren’in açıklaması: “AIG bize mali disiplin de getirmişti. AIG olsaydı, biz halka açık bir şirketten, 390 milyon TL hortumlamak durumunda kalmazdık! SPK Kanununa aykırı davrandık! İsminin başında Galatasaray olduğu için, SPK yetkilileri müsamaha gösterdiler cezai mekanizmayı yürütmemek için! Ve “birleşin ki kurtulalım” dediler! Biz de kurtulalım, siz de kurtulun... 392 milyon, halka açık bir şirketten çekildi! Ve bunun neticesinde, birleşme bir zaruret oldu, yoksa yasal yaptırımlar var! Sonra da bu, övünç kaynağı oluyor!” Skyturk 360 TV’de 6-17 Şubat 2012 tarihınde Ünal Aysal diyor ki: “Bedelli sermaye artırımı sonrasında hisse değeri artabilecektir” Ancak rekor bedelli artırım neticesinde kasaya giren milyonlara rağmen hisse değeri daha da düşmüştür. Ayrıca yatırımcıları bu rekor bedelli artırımın iflastan korunmak için mecbur olduğundan bahisle tehdit ederken kendi sorumluluğunun farkında olduğunu söylemektedir. Ancak kendi yönetimi döneminde Şirket TT Arena Stadyumunu haksız ve fahiş bir yöntemle kiralamış zaten durumu iyi olmayan Şirketi 442 milyon gibi devasa bir borç yükü altına sokmuştur. Aysal, hisse satışının hakim ortak olan Dernek açısından tek imkan olduğunu, Derneğin başka malvarlığı olmadığını söylemiştir. Hâlbuki Galatasaray Derneğinin gayrimenkulleri herkesçe bilinmektedir: Riva 1.175.000 metrekare arsa, Florya 22.627 metrekare arsa, Kuruçeşme 2.520 metrekare ada, Ali Sami Yen yanı Mecidiyeköy çadır arazisi 2.127 metrekare arsa, Erenköy de 3 lüks daire 550 metrekare daire. Ayrıca Aysal bu beyanlarının aksine hisse senetleri üzerinde işlem yapma yetkisi aldığı genel kurul toplantısında dilekçede arz edildiği üzere hisse satışı değil hisse reposu yapacaklarını beyan etmişti. Yani bir kez daha ahlaka aykırı olarak biz yatırımcıları aldatmıştır. Aysal, birleşme sonrasında yatırımcıların şirketin her gün neyi var neyi yok gördüğünü, yatırımcıdan gizli hiç bir şey dönmediğini iddia etmektedir. Halbuki stad gelirlerinin %90’ının Şirkete değil de Derneğe ait olduğu iddiası birleşme gerçekleştikten sonra ancak 11 Ocak 2012 tarihinde kamuoyuyla paylaşılmıştır. Şirketin en büyük gelir kalemlerinden biri olan ve hisse senedi fiyatlarının 400 TL’lere varmasını etkileyen sebeplerden biri olan stad gelirlerinin büyük çoğunluğunun aslında şirkete ait olmadığı yatırımcıdan saklanmıştır. Farz edelim ki gerçekten bu gelirler Derneğe ait, peki neden Fenerbahçe'nin ödediği bedelin tam 3 katı ödenmiştir stad gelirlerinin kiralanması karşılığında. Aysal TARİHİ İTİRAFTA bulunarak birleşme döneminde 91 milyon TL fazla değerleme yapıldığını söylemekte ve zamanında bunun SPK onay ve incelemesinden de geçtiğini ama SPK’nın hiçbir eylemde bulunmadığını acı acı itiraf etmektedir ve hemen akabinde de SPK ya öneri vermekte, bu yanlışlığı sorgulamayın, tam aksine bize hep onay hep destek verin ki hisse değeri daha da düşmesin yoksa bu da yatırımcıların elinden gidecek demektedir. 7 - Daha önceki yönetim kurulu üyeliği yapmış, Galatasaray kulübü üyesi sayın Mehmet Helvacı SPORX internet sitesindeki 1.11.2011 tarihli röportajında “GS 'ı yönetenler doğru konuşmak zorunda... Son Mali Genel Kurul'da hisseler ile ilgili bir yetki istendi ve bu hisselerin satılmayacağı söylendi. Tutanaklarda da bu var. Ancak şimdi ne yapıyorlar, hisseleri satmaya başladılar. Ben, Aysal ve yönetimini bundan dolayı şikayet etmem gerekir, ancak etmeyeceğim. Bu benim yapıma aykırı bir durum ancak bazı kriterler var. Bu kriterlerin başında, doğruluğundan emin olmadığım fakat doğru olabileceğini düşündüğüm bazı bilgiler geliyor. Bu bilgilerde de bu hisselerin bir Galatasaraylı tarafından alındığı ve bir süre sonra kulübe hibe edileceği söyleniyor. Tabii bunların hepsini soracağım. Bir Galatasaraylı bir Galatasaraylıya fayda sağlıyorsa bundan şikayet yerine gurur duymamız gerekiyor. Şayet öyleyse ben de gurur duyarım. Ona bana sormayın ancak herkes bu Galatasaraylının kim olduğunu tahmin ediyor. Gelen bilgiler ve konuşulanlar bir kişi üzerinden... Ancak bunların kesin bir şekilde ifade edemem ve sadece gelen bilgilerin olduğunu söyleyebilirim. Hisseler eğer bir kişide toplandıysa; o kişi de çıkıp açıklayacaktır. Buna mecburdur. Bazı yanlışlar yapılıyorsa da buna dur diyecek olan Galatasaraylılar vardır " şeklinde açıklama yapmıştır. RESMI DAVA DILEKCESI ________________________________________________________________________________ İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA ŞİKAYET EDEN : ŞİKAYET EDİLEN : Ünal Aysal (Galatasaray Spor Kulübü Derneği Başkanı ve Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı) Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Huzur Mahallesi Seyrantepe-İstanbul Tel: 212 305 1902 Faks:212 305 1948 SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun157-158.maddeleri) ve Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 164. maddesi) SUÇ TARİHİ : 9 Temmuz 2011, 23 Ekim 2011, 25 Ekim 2011, 26 Ağustos-12 Aralık 2011 ŞİKAYET NEDENLERİ : GALATASARAY SPORTİF SINAİ VE TİCARİ YATIRIMLAR A.Ş. ("GSRAY Şirketi") yatırımcısıyım. 14 Mayıs 2011 tarihinde Ünal Aysal ve ekibi Galatasaray Spor Kulübü Derneği (GSRAY Derneği) ve hemen arkasında da halka açık GSRAY Şirketi yönetimine geldiği sıralarda GSRAY Şirketine ait İMKB’de işlem gören hisselerin beher değeri 430 TL’leri görmüş idi. Yönetim değişikliğinin biz küçük yatırımcılar açısından ne gibi sonuçları olabileceğini görebilmek için başkan Aysal’ın beyanatlarını beklemeye başladık. Aşağıda detaylarını bulabileceğiniz beyanatlarında Ünal Aysal, 09.07.2011 tarihindeki Dernek genel kurulunda, kesinlikle hisse senedi satışı yapmayacaklarını, buna karşılık hisse senedi reposunu yapacaklarını yani hisseleri halka arz yerine bir kuruma emanet ederek geri alacaklarını beyan etmiştir. Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş. hisseleriyle ilgili talep ettikleri yetkinin satış anlamına gelmediğini vurgularken, ''Talebimiz, hisselerin bankalara rehini veya hisse senedi reposu. Bu kesinlikle satış değil. Bankaya bir takım hisseyi vade sonunda aynı fiyatla geri almak suretiyle satıyoruz ve vade sonunda geri alıyoruz şeklindedir. Teknik olarak bir alış-satış muamelesi yapılıyor. Bununla ilgili çalışmalarımız sonuçlandı ve yetki alımı için bekletilmektedir. Yine belli bir miktar hisse senedinin piyasaya satımı ile borçların ödenmesi planı var ve nakit durumu düzelince yine bu hisseler piyasadan toparlanabilir. Ancak biz hisse satışını katiyetle önermiyoruz. Sadece repo işlemini planlıyoruz” demiştir. Bu sözleri TV kayıtlarında ve gazetelerde ve hatta GSRAY Derneği genel kurul tutanaklarında sabittir, bizim doğrudan bu tutanaklara ulaşma imkanımız yoktur ancak sayın savcılığınıza gazete küpürleri ekte sunulmuştur. Bu beyanatlara inanan ve bu şerefli makamın sahibine güvenmek zorunda olan biz bireysel küçük yatırımcılar, hisse değerindeki sebepsiz ve inanılmaz kayıplara anlam vermeye çalışırken ve daha ne olduğunun farkına bile varamadan Kamuyu Aydınlatma Platformuna düşen ve Galatasaray kulübünün yüklü oranda hisse satışı gerçekleştirdiğini bildiren haberlerle sarsıldık ve ne yazık ki dolandırıldığımızı fark ettik. Ancak iş işten geçmişti, zararımız %70 civarındaydı. Artık hisselerimizi satıp çıkmak telafisi olmayan bir zararı kabullenmek anlamına gelecekti ancak biz yuvaları, aileleri dağılan, psikolojisi yıkılan, büyük borç yükü altına sokulan, mağdur küçük yatırımcılar tüm bu aldatmacalara rağmen 100 yıllık şerefli bir camiaya güvenmeye ve belki de hatalarından dönebilirler diye beklemeye devam ettik. Başkan Ünal Aysal'ın aşağıda detayları bulunan tüm bu fiilleri Türk Ceza Kanunu’nun 157-158. maddelerinde düzenlenmiş bulunan nitelikli dolandırıcılık suçunu ve Türk Ceza Kanunu’nun 164. Maddesinde düzenlenen şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçunu oluşturmaktadır zira kendisi Şirketin hakim ortağı olan Derneğin de yönetim kurulu başkanıdır ve Şirkete karşı özen ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ederek Dernek lehine faaliyetlerde bulunmuş, yalan, yanlış ve yanıltıcı beyanlarla hisse değerinin önce azalmasını ve yatırımcıların çıkış yapmasını engellemiş arkasından ise sözlerinin gerçeği yansıtmaması nedeniyle büyük zararlara maruz kalan ve bu nedenle hisseden çıkış yapamayan yatırımcıya IMKB tarihinin en fahiş bedelli sermaye artırımını hediye etmiştir. Görünürde %400 olan bedelli sermaye artırımı, rüçhan hakkı kullanım bedeli 1 TL yerine 25 TL olarak belirlendiğinden aslında %10.000’e tekabül etmektedir. Yani o sıralarda piyasa değeri 160 TL olan bir hisseyi elinde tutan biz yatırımcılardan her bir hissemiz için 100 TL talep edilmiştir. Akabinde çıktığı TV programında Aysal, sermaye artırımının ardından hisse değerinin artacağını açık açık söylemiş olup bu TV programının kayıtları da elimizde mevcuttur ve sayın Savcılığınıza sunulmuştur.. Bu yaptığı harekette açıkça dolandırıcılıktır, zira bu açıklamalarıyla insanların bedelli sermaye artırımına katılmasını teşvik etmiş, fiyatların belirli değerde kalmasını sağlamış ancak bu bedelli sermaye artırımından sonra hisse değeri kendisinin beyanlarıyla çelişkili şekilde düşmüşe devam etmiş ve kendisinin sözüne güvenerek hissenin çıkış yapmasını bekleyen yatırımcılar hisselerini elden çıkaramadan bir ikinci bedelli sermaye artırımı haberi de henüz 3 ay dahi geçmeden KAP ‘a 13 Eylül Perşembe günü düşmüştür. Kendisi aşağıda detaylıca anlatılmış hileli davranışlarda bulunmak suretiyle şahsımı ve elinde Galatasaray hisselerini bulunduran diğer yatırımcıları aldatmış ve bizleri zarara uğratarak Galatasaray Spor Kulübü Derneği’ni ve bizlerden gizli tutulan isimlerini bilemediğimiz ancak kişi ve kuruluşlara fayda sağlamıştır. Tüm bu hileli davranışlarla bizleri dolandırırken 158. Maddede belirtilen aşağıdaki nitelikli dolandırıcılık halleri de vuku bulmuştur: d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, Aşağıda Ünal Aysal’ın bu husustaki beyanatlarından alıntılar sayın savcılığınıza sunulmuştur 1 – GS Spor Kulübünün mali yönden güçlendirilmesi ve mevcut borçlarının ödenmesi için değişik arayışlar içinde bulunan Ünal Aysal Kulübün, (09.07.2011) tarihli Genel kurul toplantısında Hisse senedi reposu yapılması,%49 orana kadar hisse senedi satışı ve Riva arazisinin satışı konusunda yetki almıştır. Genel kuruldaki konuşmasında, Ünal Aysal, Galatasaray Sportif A.Ş. hisseleriyle ilgili talep ettikleri yetkinin satış anlamına gelmediğini vurgularken, ''Talebimiz, hisselerin bankalara rehini veya hisse senedi reposu. Bu kesinlikle satış değil. Bankaya bir takım hisseyi vade sonunda aynı fiyatla geri almak suretiyle satıyoruz ve vade sonunda geri alıyoruz şeklindedir. Teknik olarak bir alış-satış muamelesi yapılıyor. Bununla ilgili çalışmalarımız sonuçlandı ve yetki alımı için bekletilmektedir. Yine belli bir miktar hisse senedinin piyasaya satımı ile borçların ödenmesi planı var ve nakit durumu düzelince yine bu hisseler piyasadan toparlanabilir. Ancak biz hisse satışını katiyetle önermiyoruz. Sadece repo işlemini planlıyoruz” demiştir. Bu açıklamaya rağmen 800 bin adet hisse satışı yapılmıştır. Buna ilişkin resmi kayıtlar sayın savcılığınızın talebi halinde makamınıza sunulacaktır. Genel kurulan aldığı yetkiyle harekete geçen Aysal başkanlığındaki yönetim, genel kurulda hisse senedi yapmayacağına dair verdiği sözü unutup, Spor kulübünün %83,38 oranında sahibi olduğu GS SPORTİF San.ve Tic. AŞ ye ait hisse senetlerini borsada satmaya başlamıştır. Son olarak KAP a gönderilen 13.12 2011 tarihli yazıda yapılan satışlar sonucu GS Spor Kulübünün sermayesindeki paylarının %55,03 e düştüğünü bildirmiştir.26 Ağustos-12 Aralık tarihleri arasındaki dört aylık dönemde 802 bin 456 adet hisse satışı gerçekleştirilmiş, bu satıştan 168 milyon lira gelir elde edilmiş, hisse satışlarının sonucunda, GS Spor Kulübü Derneği’nin, Sportif AŞ’deki payı yüzde83,38’den yüzde 55.03’e inerken, şirketin halka açıklık oranı da yüzde16,61’den 45’e yükselmiştir. Bu denli büyük oranda hisse satışı piyasada biz küçük yatırımcıların elinde bulunan senetlerin değerini 400 TL civarlarından 180 TL civarlarına kadar düşürmüştür. Halbuki yukarıda bilginize sunulduğu üzere Aysal kesinlikle hisse satışını düşünmediklerini beyan etmiştir. 2 - İstanbul Kongre Merkez’inde Sn. Ünal Aysal'ın açıklaması: ''Biz sizden hisse senedi satışı veya repo istedik. Bunu yüzde 11'le sınırlı olarak istedik. Ucu açık, sınırsız değil. Zaten geçmişte yüzde 38 için bu yetki verilmiş ve kullanılmış. Bizim yetkimiz yüzde 11 ile sınırlı.” Açıklamasına rağmen %25,66 oranında satış yapılmıştır. 3 - 23 Ekim 2011 tarihinde Telegol programında Sn. Ünal Aysal'ın açıklaması: "Galatasaray'ın paraya ihtiyacı yok, hele benim parama hiç ihtiyacı yok." Açıklamasına rağmen yatırımcılardan hisse başı 99 TL bedelli sermaye arttırımı parası istenmiştir. Şimdi de hisse başı 30 TL istenmektedir. Galatasaray’ın Aysal gibi devasa servete sahip bir kişinin parasına ihtiyacı yokken çocuklarının rızkını borsada yatırıp 3 kuruş gelir elde etmeye çalışan bir küçük yatırımcıların parasına mı ihtiyacı vardır. Ayrıca dolandırıcılık yapıldığının bir diğer kanıtı da %9.900 oranında belirlenen Şubat 2012’deki ilk bedelli sermaye artırımı kararından vaz gecildiği ve kayıtlı sermaye sistemine geçilmesine karar verildiğine dair yönetim kurulu açıklamasından sonra yatırımcılara daha uygun bir sermaye artırımı yapılacağı yönünde medyaya haberler sızdırılmıştır. Ekte ekran görüntüsü sunulan, bizzat başkan Ünal Aysal’a ait olan ve Bloomberg HT kanalında 7 Mart 2012 tarihinde alt yazı ile bildirilen açıklamada Aysal “bedellide küçük yatırımcıyı daha fazla koruyacak bir sistemde çalışıyoruz” beyanatında bulunmuştur. Bizzat yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan böylesine mühim ve yönlendirici bir açıklama hisse hareketlerine yansımış hisse degeri 160 TL’lerden iki hafta içerisinde 250 TL’lere çıkmıştır. Halka açık bir şirketin yönetim kurulunun başkanının böyle bir açıklama yapmasının ne kadar etik olduğu bir yana bu açıklama tamamiyle yalan çıkmıştır. Zira Aysal bu defa %400 bedelli sermaye artırımına gitmiş ancak rüçhan hakları bir önceki bedelli artırım kararındaki 1 TL nin aksine 25 TL den kullandırılmıştır. Yani iptal ettiği karara göre bir hisse için 99 TL ödemek zorunda olan biz küçük yatırımcılar bu sefer 100 TL yatırmak zorunda kaldık. Yine birçok yatırımcı 100 yıllık camiayı temsil eden başkanın açıklamalarından ümitlenerek yeni hisseler edinmiş veya elindeki hisselerini mülkiyetinde tutmaya karar vermiştir. Ayrıca iptal edilen ilk kararda piyasadaki hisse sayısı 100’e bölünecekti ve fiyatın düşüklüğü nedeniyle hisse fiyatları cazip olacaktı ancak Aysal ve ekibi küçük yatırımcının aleyhine bir yol seçerek sermayeyş 4 e bölmüşler küçük yatırımcı lehine çözüm beklerken, bedelli bedelsiz beraber bir sermaye artırımı beklentisi yaratıp, 250 tl ye fiyatları çıkartıp o tarihlerde olan Dernek genel kurulunda mali yeri olmamasına rağmen hisselerimiz geçici olarak geriledi bir daha bunun olacağını sanmıyorum diyerek yatırımcılara gelin burdan alın, o düşüş geçiciydi, tekrar eski yerine çıkacak intibaını vermiştir. Huzurunuzda soruyoruz ki bu mudur küçük yatırımcıyı korumak? SPK neden sessiz kalmış, manipülasyon suçlamasında bulunmamıştır? Bu açıklamanın yer aldığı TV programının ilgili kısmının ekran grüntüsü işbu dilekçe ekinde huzurunuza sunulmuştur. 4 – Ekte sayın savcılığınıza sunulun, 25 Ekim 2011 tarihinde Lig Tv’ye Sn. Ünal Aysal'ın açıklaması: “Galatasaray’ın sermayesi yetersiz bir sermaye. Bir sürü sebepten dolayı artırmalıyız. Hisse senedi satıyorsak bunu alışveriş için kullanmıyoruz. Borç ödemek için kullanıyoruz. Sermaye artışını önümüzdeki günlerde yapacağız. Biz sattığımız değerlerden ya da altından almayı düşünüyoruz.” Bu şekilde hisse senetleri üzerinde baskı oluşturan açıklama yapılmıştır 5 – Galatasaray Derneğinin, Galasaray Şirketinin hakim ortağı olması ve yönetiminde tek başına söz sahibi olması biz küçük yatırımcıların haklarınının korunamamasına yol açmaktadır. Zira başkan Aysal ve ekibi Şirkete karşı olan yükümlülüklerini ihlal edip örtülü kazanç aktarımlarında bulunmaktadır. Hakim ortağın yani Derneğin de başkanı olan Aysal, şirkette yapılacak tüm işlemleri önceden bilebilecek durumdadır ve bu şekilde henüz %10.000 oranına tekabül eden muazzam bedelli sermaye artırım haberi kamuoyuyla paylaşılmadan birkaç ay önce Dernek yönetim kurulu yüklü oranda (%30 a yakın) Şirket hissesini borsada satmıştır (üstelik hisse satmayı düşünmüyoruz açıklamalarına rağmen). Bu hareket SPK tarafından göz ardı edilmiştir. Bedelli sermaye artırımı yapılacağını bilen Dernek yüklü miktarda hisseyi elinden çıkararak büyük maddi kara geçmiş ve küçük yatırımcının gözünün yaşına bakılmayarak büyük bir dolandırıcılık suçu işlenmiştir. Bu fiillerden dolandırıcılık suçunun tüm unsurları mevcuttur. 6 – Ekte sayın Savcılığınıza sunulan kopyasında Faruk Süren Borsa’dan 390 milyon hortumladıklarını beyan etmiş ve Aysal’ın da daha önce hisse operasyonları ile Galatasaray üzerinden kar payı aldığını yani bu işlerden çok iyi anladığını beyan etmiştir. İşte Süren’in açıklaması: “AIG bize mali disiplin de getirmişti. AIG olsaydı, biz halka açık bir şirketten, 390 milyon TL hortumlamak durumunda kalmazdık! SPK kuruluna aykırı davrandık! İsminin başında Galatasaray olduğu için, SPK yetkilileri müsamma gösterdiler cezai mekanizmayı yürütmemek için! Ve “birleşin ki kurtulalım” dediler! Biz de kurtulalım, siz de kurtulun... 392 milyon, halka açık bir şirketten çekildi! Ve bunun neticesinde, birleşme bir zaruret oldu, yoksa yasal yaptırımlar var! Sonra da bu, övünç kaynağı oluyor!” 6 -17 Şubat 2012 tarihli, Skyturk 360 TV’de Yönetim kurulu başkanı Ünal Aysal’ın açıklamalarına ilişkin açıklamalarıdır: Videonun 11 ila 12. dakikasında Aysal bedelli sermaye artırımının sonrasında hisse değerinin artabileceği yönünde yatırımcıya umut verirken, rekor bedelli artırım neticesinde kasaya giren milyonlara rağmen hisse değeri daha da düşmüştür. Ayrıca yatırımcıları bu rekor bedelli artırımın iflastan korunmak için mecbur olduğundan bahisle tehdit ederken kendi sorumluluğunun farkında olduğunu söylemektedir. Ancak dilekçemiz içerisinde açıkça belirtildiği üzere kendi yönetimi döneminde Şirket TT Arena Stadyumunu haksız ve fahiş bir yöntemle kiralamış zaten durumu iyi olmayan Şirketi 442 milyon gibi devasa bir borç yükü altına sokmuştur. 13 ve 14. Dakika arasında Aysal, hisse satışının hakim ortak olan Dernek açısından tek imkan olduğunu, Derneğin başka asseti (malvarlığı) olmadığını söylemiştir. Hâlbuki GSRAY Derneğinin gayrimenkulleri herkesçe bilinmektedir: Riva 1.175.000 metrekare arsa, Florya 22.627 metrekare arsa, Kuruçeşme 2.520 metrekare ada, Ali Sami Yen yanı Mecidiyeköy çadır arazisi 2.127 metrekare arsa, Erenköy de 3 lüks daire 550 metrekare daire. Ayrıca Aysal bu beyanlarının aksine hisse senetleri üzerinde işlem yapma yetkisi aldığı genel kurul toplantısında dilekçede arz edildiği üzere hisse satışı değil hisse reposu yapacaklarını beyan etmişti. Yani bir kez daha ahlaka aykırı olarak biz yatırımcıları aldatmıştır. 17. dakikada Aysal, birleşme sonrasında yatırımcıların her gün tüm rakamları gördüğünü, şirketin her gün neyi var neyi yok gördüğünü, yatırımcıdan gizli hiç bir şey dönmediğini iddia etmektedir. Halbuki stad gelirlerinin %90’ının Şirkete değil de Derneğe ait olduğu iddiası birleşme gerçekleştikten son kamuoyuyla 11 Ocak 2012 tarihinde paylaşılmıştır. Şirketin en büyük gelir kalemlerinden biri olan ve hısse senedi fiyatlarının 400 TL’lere varmasını etkileyen sebeplerden biri olan stad gelirlerinin büyük çoğunluğunun aslında şirkete ait olmadığı iddiası nasıl oluyor da yatırımcıdan saklanmıştır. Farzedelim ki gerçekten bu gelirler Derneğe ait, peki neden Feberbahçenin aynı işlem için ödediği bedelin tam 3 katı ödenmiştir stad gelirlerinin kiralanması karşılığında. 23. ve 26. Dakikalar arasında sayın Aysal TARİHİ İTİRAFTA bulunarak birleşme döneminde 91 milyon TL fazla değerleme yapıldığını söylemekte ve zamanında bunun SPK onay ve incelemesinden de geçtiğini ama SPK’nın hiçbir eylemde bulunmadığını acı acı itiraf etmektedir ve hemen akabinde de SPK ya öneri vermekte, bu yanlışlığı sorgulamayın, tam aksine bize hep onay hep destek verin ki hisse değeri daha da düşmesin yoksa bu da yatırımcıların elinden gidecek demektedir. 7 - Daha önceki yönetim kurulu üyeliği yapmış, Galatasaray kulübü üyesi sayın Mehmet Helvacı SPORX internet sitesindeki 1.11.2011 tarihli röportajında ''Aslında Ünal Aysal ve yönetimini de şikayet etmem gerekiyor ancak bunu yapmayacağım. Ancak şikayet etme durumum bu sebeplerden dolayı değil. GS 'ı yönetenler doğru konuşmak zorunda... Son Mali Genel Kurul'da hisseler ile ilgili bir yetki istendi ve bu hisselerin satılmayacağı söylendi. Tutanaklarda da bu var. Ancak şimdi ne yapıyorlar, hisseleri satmaya başladılar. Ben, Aysal ve yönetimini bundan dolayı şikayet etmem gerekir, ancak etmeyeceğim. Bu benim yapıma aykırı bir durum ancak bazı kriterler var. Bu kriterlerin başında, doğruluğundan emin olmadığım fakat doğru olabileceğini düşündüğüm bazı bilgiler geliyor. Bu bilgilerde de bu hisselerin bir Galatasaraylı tarafından alındığı ve bir süre sonra kulübe hibe edileceği söyleniyor. Tabii bunların hepsini soracağım. Bir Galatasaraylı bir Galatasaraylıya fayda sağlıyorsa bundan şikayet yerine gurur duymamız gerekiyor. Şayet öyleyse ben de gurur duyarım. Ona bana sormayın ancak herkes bu Galatasaraylının kim olduğunu tahmin ediyor. Gelen bilgiler ve konuşulanlar bir kişi üzerinden... Ancak bunların kesin bir şekilde ifade edemem ve sadece gelen bilgilerin olduğunu söyleyebilirim. Hisseler eğer bir kişide toplandıysa; o kişi de çıkıp açıklayacaktır. Buna mecburdur. Bazı yanlışlar yapılıyorsa da buna dur diyecek olan Galatasaraylılar vardır "şeklinde açıklama yapmıştır. SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda sunduğum nedenlerle, yuvaları, aileleri dağılan, çocuklarının rızkını, eşlerinin güvenini kaybeden, psikolojileri ve Türk Sermaye Piyasalarına, SPK’ya güveni zedelenen küçük yatırımcılardan biri olarak, aylardır beklediğimiz adaletin Yüce Türk mahkemeleri, yargıçları ve savcıları tarafından tesis edilmesi ve yüce Türk Devleti’nde adaletin sadece zenginler için değil mağdur ve mazlumlar için de bir hak olduğunun bir kez daha kanıtlanması amacıyla, Ünal Aysal hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157-158. ile 164. maddelerinde düzenlenmiş bulunan nitelikli dolandırıcılık ve şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi suçundan ötürü kamu davası açılmasını ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını sayın savcılığınızdan saygı ile arz ve talep ederim. Tarih EKLER : 1- KAP’tan edinilmiş Yönetim Kurulu kararları ile Derneğe ait hisse satış bildileri ve diğer bildirileri 2- Şirket Birleşme Evrakları 3- Haber küpürleri Hanoglu Hakan at 01:0308.03.2013