imzakampanyam
Taahhüdü İhlal Yasasından Tutuklamalar Kaldırılsın Diyorsanız İmzalayın Meclis Gündemine Girsin! petition
    
    

SIGNATURES

204

VIEWS

4.339

TARGET

20.000

Sign this petition »

Petition by Hamdi ŞAHİN

Lütfen yazının devamını ve tamamını okuyun ve değerli yorumlarınızı ekleyin! 

İÇİNDE İNSAN SEVGİSİ OLMAYAN AŞIRI KURALCI HUKUKÇULAR: 

Bundan bütün hukukçularımız alınmasınlar. Birinci öncelikleri İNSAN olan, en zor ve EN SON verecekleri karar tutuklama olan hukukçularımızın hepsini tenzih ederek sözlerime başlamak istiyorum. Onlara ve bütün mahkemelerimize saygım tamdır.

Konunun özü borçlulara veya borçlu görünenlere suçlu muamelesi yapılması ve özgürlüklerin ellerinden alınması meselesidir!

Borcumuz olmamasına rağmen taahhüdü ihlalden mahkum edilerek, belge alamadan haricen ödemeler yapmaya mecbur bırakıldığımız için, belgemiz yok diye mükerrer ödemelere mahkum edildiğimiz için, olmayan borcun dosya santajları ile tekrar taahhüdü ihlalden mahkum olduğumuz için, ortaklarım ve kefilimiz ile birlikte toplam 11 kez hapis cezası almış olduğumuz için ve baskı altında yaptığımız ödemelerin dosya numaralarını belirten BELEGELER veya bütün dosyaları tek dosyada toplayan protokol talep etmememiz için, santaj dosyaları ile 4 kez daha disiplin ve tazyik hapis cezaları yolda olduğu için kendi yaşantımızdan örnek vermek istiyorum.

TAAHHÜDÜ İHLAL YASASININ DİSİPLİN VE TAZYİK HAPSİ ŞEKLİNDE UYGULANIŞ BİÇİMİNİN ne kadar ucube, iğrenç,  utanç verici ve aşağılık bir şey olduğunu bundan daha somut hiç birşey anlatamaz!.

Taahhüdü ihlal yasası bilindiği gibi insan haklarına aykırıdır. Uygulanış biçimiyle de anayasamızın 38. maddesine aykırıdır. Nedense o çok titiz belge=belge ilkesinin robotlaşmış kölesi olmuş kuralcı hukukçularımız kararın gerçekten doğrumu, yanlışmı, ortaya belge koyamayan savunmanın iddiaları doğru olabilirmi, alacak talep edenin alacağı nasıl oluşmuştur, alacak iddia edilen senetin veya taahhüdün karşılığı nedir, baskı varmıdır, savunmanın dosya numaralarını belirten ibraname veya makbuz  alamadan belgesiz yapmış harici ödemeler ile ilgili iddiaları doğru olabilirmi?  Konuları titizlikle tam araştırmadan  savunmanın bütün iddialarını ve haklarını görmezden gelerek sanki sıfır hakkı varmış gibi çok acele ve hemen tutuklama kararını vermektedirler.

Öyle durumlar oluyorki siz mahkemeye haricen yaptığınız ödemeleri ispatlasanız dahi bazı hakimler onu belge olarak saymıyorlar. Çünkü; belge şöyle olurmuş; şu dosya için ben şu parayı aldım yazacakmış alacaklı taraf. Bizim 10 tane dosyamız vardı alacaklı tarfta. Biz baskı altında tutablimek için avukat veya müşteki asla o tarzda belge vermedi. Bizler de belge yoksa parada yok dedik tutuklama çıkarttılar, yine direndik yine tutuklama çıkarttırdılar, menfi tespit davası açacak gücümüz olmadığı için bu baskılara boyun eğerek aynen onların istedikleri gibi ödemeler yapmak zorunda kaldık. Üstelik mal gönderilmediği için hem borcumuz yoktu, hemde çoğu ödemeler mükerrer ödemelerdi! Taahhüdü ihlalden tutuklanma baskıları altında (dosya adları yazan belgeler veya borçları bir tek alışveriş olması nedeni ile tek dosyada toplayan ödeme şeklini belirten bir protokol yapamadan) sürekli açıktan ödemeler yapmaya mecbur bırakılarak yaptık ödemelerimizi! 70.000 TL yi geçek ödemelerin hiçbirisi şantaj dosyalarının hiçbirisinden düşülmemiştir. Dosyaların tamamında sıfır ödeme görünmektedir. Sadece bazı icra müdürlüğü dosyaların icra ceza mahkemesi uzantı dosyalarına dilekçe vererek sembolik ceza düşümü yapmıştır. Asıl dosyalarından ise hiçbir düşüm yapılmamıştır. PARASINI TAHSİL ETTİĞİ, DÜŞÜMLERİNİ YAPMAYARAK AÇIK BIRAKTIĞI dosyalar ile tekrar saldırıya geçmiştir. Bu şekilde tam 11 kez tutuklama çıkarttırmış olup 4 tane dosya ile tekrar tehditlerde bulunmaktadır.  

Böyle bir durumda hakim karşısında ağzınızla kuş tutsanız, ödediğinizi ispatlayan bütün belgeleri ortaya koysanız dahi hangi ödemenin hangi dosya numarasına olduğunun alacaklı veya avukatı tarfından verilmiş makbuzu olmadıktan sonra TUTUKLANIRSINZ!. Adamlar size kasitli olarak öyle belgeleri vermemişler! Başka türlü DOSYALAR İLE TUTUKLATMA SANTAJLARI olmadan nasıl haksız kazanç elde edebilirlerki? Bu durumda hakimin önüne istediği belgeleri nasıl koyabilirsiniz? Acaba sizin hakimlerden alacaklının alacağını ispat etmesini talep etme hakkınız yokmudur? Mal gönderimedi bu sentler mal karşılığı verilmiştir gönderdiği malları sevk irsaliyeleri, faturalar ve teslim fişleri ile ispatlamalarını talep ediyorum diyemezmisiniz? DİYEMEZSİNİZ! Menfi tespit davası aç derler siz yinede TUTUKLANIRSINIZ! Borcum olmamasına rağmen dosyaların taahhüd baskıları ile yapmış olduğum ödemelerin kanıtları (müşteri çekleri, müşteri sentleri ve nakitler şeklinde) buradadır deseniz dahi, bu tahsilatları alıp kullandıklarını da ispatlasanız yine de ödeme kanıtlarınızda dosya numaraları belirtilmemiş ise TUTUKLANIRSINIZ!

Ortada hala satılan mallar yok!

Bizim mal siparişi için verdiğimiz sentler alacaklının somut BELGESİ imiş.

Belgenin karşılığına koy BELGE diyor hakimler (Belge=Belge ilkesi).

Belge koyuyorsunuz ortaya dosya numarası yok bu BELGE GEÇERSİZ BELGE, “Belge=Belge kriterine uygun değil” diyorlar. Baskı altında bu kadar belge alabildim bana dediğiniz şekilde belge vermiyorlar ısrar edersem dosyaların tamamını işleme koymakla tehdit ediyorlar dersiniz ardından hemen

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

Sanıklar …. FALAN ve …..FİLAN'a hukuken geçerli bir taahhüt vermelerine rağmen süresi içerisinde taahhüt ettikleri miktarı ödemedikleri anlaşıldığından, eylemlerine uyan 5358 sayılı kanunun 7. Maddesi ile değişik İİK.nun 340. Maddesi uyarınca takdiren ayrı ayrı ÜÇ'ER AYA KADAR TAZYİK HAPSİ CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,

Siz gerçek manada haklı dahi olsanız Belge=Belgen yoksa haksızsınız TUTUKLANIRSINIZ!

Menfi tespit davası açamazsanız haksızsınız TUTUKLANIRSINIZ!

Borçlusunuz = Suçlusunuz TUTUKLANIRSINIZ!  

Böyle durumlarda mağdura bütün yollar kapalıdır.

Mağdur “onda sentlerim var ama onun benden alacağı yok mal vermedi, mal verdiğini veya alacağının doğru olduğunu ispatlasın” diyemez!

Çek de, Senet de, Taahhüd de baskı ile çok kolay alınabilir.

Borçlunun iddiları göz ardı edilirde alacaklıdan da alacağını (senetlere mensuben satılan ürünlerin sevk irsaliyeleri, faturaları, teslim fişleri gibi belgelerle) kanıtlayamadan verilen her karar gerçek suçluları farkına varmadan ödüllendirilmiş ve daha fazla suç işlemeye teşvik etmiş olur!

İşledikleri kamu suçları ve elde ettikleri haksız kazançlar ve ödemedikleri vergiler yanlarına kar kalır! Gerçek mağdurları ise bizler gibi 15 kez tutuklanır ve mükerrer ödemelere mağruz kalırlar!

Böyle durumlarda mağdur bile sayılamazsınız SUÇLUSUNDUR. Sizi dolandıran MAĞDUR sayılır. Her bir taahhüd için 3 er ay DİSİPLİN VE TAZYİK HAPİS CEZASI alırsınız. Kendiniz savunma şansınız hiç yoktur! Kazanamazsınız! Çünkü bu yasa size önyargı ile bakar! Savunma haklarınız kısıtlı ve çok zordur! Her şey yasaları suistimal eden dolandırıcının lehinedir.

Siz sadece TUTUKLANIRSINIZ!

Gerçektende haklıysanız iddialarınız doğru olsa bile belge=belge ilkesi sizi mahkum etmiştir. Bu tarzdaki gardiyan zihniyetli hukukçular için HAK alacaklılarındır. Çünkü onların BELGELERİ vardır! Böyle bir mahkumiyet aldığınız zaman sembolik bir itiraz hakkınız vardır (7 gün içinde bir üst mahkemeye itiraz etmek). Boşuna itiraz ederek umutlanmayın! Hiçbir zaman bir mahkeme komşusu olan yan mahkemenin kararını bozmaz! Paraf eder geçer! Ya komşu meslektaşını rencide etmek istemez ya da onunla aynı zihniyettedir. Çünkü her zaman yüz yüze bakacaklardır. Yani 38. maddenin tutuklanacak olan mağdur için TUTUKLANMAMALARI için kullanmadığıkları bir noktası kalmışmıdır diye bakmazlar. Türkiye’yi rezil eden İNSAN HAKLARI KISTASLARINA hiç bakmazlar. Çünkü yıllardan beri alıştıkları icra memurları ve icra avukatları ve tefeci zihniyetli tacirlerle takım ruhu halinde çalışma alışkanlıklarını bir türlü bırakamamışlardır.

İşte bu yüzden cezaevlerinde yatan onbinlerce taahhüd mağdurlarının, evlerini işyerlerini, köylerini terk etmiş ARANAN yüzbinlerce suçlu muamelesi görmüş suçsuz esnaf, çiftçi, işadamı, mühendisler vs… kısacası toplumun her kesiminden SUÇSUZ BORÇLULAR ve bu suçsuz borçluların mağdur olmalarından etkilenen milyonlarca insanlarımız.

İşte bütün bunların müsebbibi başta TAAHHÜDÜ İHLAL YASASINI hep tutuklama doğrultusunda insan aleyhine uygulayan köhnemiş çağdışı kalmış takım ruhu ile çalışan kolaycı hukukçularımız olmak üzere Anayasamızın uygulanış biçimiyle 38. Maddesine ve İNSAN HAKLARINA aykırı olan bu yasanın kaldırmasına karşı direnen tüm menfaat odaklarıdır.

Bizler yukarıda anlattıklarımın tamamını 11 kez yaşadık. Daha dün bir tutuklanmamız daha onandı. Ayrıca ortağım için ise 5 tanesi daha yolda. Üstelik hiç borcumuz yokken yaşadık biz bunları.

Nasılmı? 15.03.2008 tarihinde Adanadan Mert-Su Plastik Ltd. Şti den kapı pencere plastik doğrama malzemeleri Antalyadaki şirketimiz Sur İnşaat A.Ş. adına ortağım Turgut YALÇIN, 10 adet MATBU taksit senetleri malen imzalayarak (her birisi 5 er bin TL miktarlı toplam 50.000 TL)  sipariş etti. Bu mallar gönderilmedi. Senetler işleme kondu. Suç duyurusunda bulunduk takipsizlik çıktı. Ardından her şeyimize haciz geldi. Şirketimiz iflasın eşiğine gelince işimize devam edebilmek için mecburen taahhütlerde bulundu ortağım. Ödemeler yaptığımız ilk avukat vefat edince her şey karıştı. Daha sonra Adana barosundan Avukat Cahit ÇELİK dosyaları devralarak taahhüdü ihlalden ortağımı tutuklattırmıştır. Bu sefer ben ve diğer kefiller devreye girerek yeni taahhüdlerle ortağımı serbest bıraktırdık vs… bu şekilde tarafların aynı olduğu, 15.03.2008 tarihinde tek bir alışverişin 10 adet taksit senetlerinden tam 20 dosya oluşmuştur + 4 tanesi yoldadır. Dün bir tane daha tutuklanma onaylanmıştır. Bu aynı alışverişin 11. tutuklama onayıdır. Diğer şantaj dosyalarının da devreye girmesiyle 15. kez tutuklama ve 24 dosyalı gereksiz bir GARABET ortamı meydana getirilmiştir.

Yasalarımızda tutuklama haricinde başka yollar da varsa, buna rağmen illaki hakim bir başka noktadan tutuklatma maddesi bulup tutuklama kararı veriyorsa benim gözümde böyle hukukçular zalimdirler. Borçlunun belgesi yok diye onları suçlu olarak görüyor ön yargıyla bakıyorlarsa ve borçlulara suçlu muamelesi yaparak ilk seçenek olarak kolayca tutuklama kararı veriyorlarsa. Ben de taahhüdü ihlalden tutuklama kararı veren bütün hakimlere insanları sevmeyen haksız bir karara imza atmış hakimler olarak önyargıyla bakıyorum. Hatta borçlu borcunu ödememiş olsa dahi tutuklama kararları yanlıştır diyerek önyargı ile bakıyorum tutuklama kararı veren her hakime. Çünkü borçlunun tutuklanması insan haklarını aykırıdır. Tutuklamanın uygulanmadığı bütün ülkeler bizden daha kalkınmış zengin ülkeler. Demekki başka seçenekler de olabiliyormuş!

Köşeye sıkışmış, hiçbir savunma kabiliyeti kalmamış avını katleden zalimlere benzetiyorum onları ve böyle hakim ve avukatlara selam bile vermek istemiyorum. Çünkü; onlar o kararları vermeden önce Anayasamızda mutlaka o kararın alternatifi (içinde tutuklama olamayan) uygulama şekli de varmıdır diye bakmazlar. Onların birinci öncelikleri Taahhüdü ihlal suçu işlemekten hemen mahkumiyet kararı vermektir. Taahhüdü İhlal yasasının uygulanışının bu şekilde olmasının Türkiye’ye ne kadar zarar verdiğinin yaşanmış en somut örneğidir bu yaşadıklarım.

Tarafların aynı olduğu TEK BİR ALIŞVERİŞİN mal gönderilmemiş olmasına rağmen TAKSİT SENETLERİNDEN 15 kez mahkumiyetin yolunu açan AŞAĞIDAKİ 20 adet bu icra ve icra ceza dosyaları oluşturulmuştur. 

Dosyaların tamamı icra, icra ceza uzantıları ve kefillik dosyaları şeklinde tarafların aynı olduğu birbiriyle bağlantılı dosyalardır! Bu dosyaların tamamı birlikte incelenmeden, savunmanın iddiaları ve talepleri titizlikle araştırılmadan dolandırıcıların işledikleri suçların şifresi çözülemez!

1 den 13 e kadar Adana İcra Müdürlüklerinde  2008 / 3401, 2008 / 4358, 2008 / 4359, 

2008 / 4360, 2009 / 3399, 2009 / 3402, 2009 / 3400, 2009 / 3400,

Adana 13. İcra Müdürlüğünün  Dosya no: 2009 / 4095,

Adana 8. İcra Müdürlüğü Dosya No. 2008 / 6934,

8. İcra Müdürlüğünde yine 2009 / 6053 - 2009/1488, 2008/6911, 2008/6912, 2009 /1152, 2008 / 8581, 2008/1146, 2008/8580,

Adana 5. İcra Ceza Mahkemesinde 2011/1070,

Adana 3. İcra Ceza Mahkemesinde 2012/320 (10. mahkumiyet dosyası)

Adana 3. İcra Ceza Mahkemesi 2012/1071 Dosya no ile 14.03.2013 tarihindeki duruşmada (11. tutuklatma talebi) + 4 dosya da ayrıca işlem yolunda açıktan belge vermeden tahsilatlar yapabilmek için tehdit aracı olarak tutulmakta. Böyle bir duruma düşürülmüş işadamı derdini hakimlere ve savcılara anlatamıyorsa ne yapsın! Onlar diyorlarki “belgeleriniz nerede”?

“Ödeme yaptım ama belge vermediler” diyorsunuz! Yürüyün  Cezaevine. Dolandırıldım mal göndermediler diyoruz hani belgeleriniz diyorlar. Yahu bize vermedikleri faturaları, göndermedikleri malları, olmayan sevk irsaliyelerini biz nasıl belgeleriz! Tehdit altında açıktan yaptığınız ödemeleri ispatlıyorsunuz fakat dosya numaralarını yazdırtamadığınız için İSPATLARINIZ, BELGELERİNİZ geçersiz sayılıyor. Kimse sormuyor ki dosya numarası yazmıyor ama bu paralar senin hesabına girmiş bu paraları ne için aldın Hamdi beyden? diye soran yok! Çünkü alacaklı taraf seni baskı altında tutabilmek için dosya numaraları yazmamış o zaman verdiğin ödeme kanıtı BELGE SAYILMIYOR! Yürü cezaevine.

İnsan hayatı bu kadarmı ucuz ve basit? İstihdam çokmu kolay oluşuyor? Türkiyemizde neden bu kadar kolay tutuklama kararları veriliyor ve hoyratça birçok esnaf ve isadamlarımız  yok ediliyorlar?

Ne yaparsanız yapın ALACAKLININ BELGESİ = SİZİN BELGENİZ DEĞİLDİR! Yürü Cezaevine….15. KEZ.

11 kez yürüttüler bizi böyle. 4 kez daha yürütecekler! Söyleyin biz ne yapalım kimse duymuyor sesimizi. İntiharmı edelim? İnancımız izin vermediği için onu da yapamıyoruz. Sürekli suçlular ödüllendiriliyor ve daha fazla suç işlemek için cesaretlendiriliyorlar. Böyle bizim durumuma düşürülmüş yüzbinler var Türkiyede. Böyle bir yasanın böyle fırsatçılara koz vermesi, böyle bir istihdam kaybı ve haksız kazançlar  Türkiyemizin faydasınamıdır? Zararınamıdır?

Bu ucube gibi Türkiyeye yakışmayan, utancımız olan, insan haklarına aykırı olan ve yüzkaramız TAAHHÜDÜ İHLAL YASASININ  DİSİPLİN VE TAZYİK HAPSİ BÖLÜMÜ kaldırılmalımıdır? Sırf bir avuç kesim bundan besleniyor diye kaldırılmamalımıdır?

Takdir Yüce Milletimizindir!

Köşeye sıkışmış çaresiz kalmış avına şans tanımayan avcıya avcı bile denmez zalim denir. Ben de köşeye şıkışmış çaresiz kalmış borçluları suçlu diyerek onlara şanş tanımayan ve tutuklattırarak geleceklerini katleden hukukçulara nasıl hukukçu derim. Suçsuz borlular hakkında hapis cezası vermeden önce o hakimler önce kendilerini o mahkumların yerine koyarak düşünsünler! Bu rekabet ortamında borcunu ödeyebilmek için ve iflas etmemek için kıvranan, kaybedecek bir saati dahi olmayan bir esnafı veya işadamını kalkıp hiç acımadan her bir evrak için 3 ey ay hapis cezası veriyorsunuz! Bizim hayat hikayemizin boyutları anlattığım 10 adet taksit sentler ispatlayamadığımız baskı altında ödenmiş 70.000 TL para  ve 15 tutuklamayla sınırlı değil. Zararlarımızın boyutları sadece tutuklanmalarla ve 300 dairelik kaybedilmiş inşaat işleriyle milyonlarca lirayı geçti ve onlarca çalışanlarımız dağıldı işyerlerimiz kapandı iflas ettik. Hala böyle hakimler 11 kez ceza verebiliyorlar ve 4 kez daha da vermeye hazırlanıyorlar. İtrazların ise sonuçları baştan belli;

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;

Adana ...İcra Ceza Mahkemesince …/…/2013 Tarih ve …../…. Esas 2013/… sayılı karar ile sanığın mahkumiyetine ilişkin verilen karara yapılan itirazın REDDİNE NOKTA  

Artık itiraz hakkınızda kalmamıştır. Yürü cezaevine!

NE DEMİŞTİ BAŞBAKANIMIZ

"BU ÜLKEDE HİÇ KİMSE BORCUNDAN DOLAYI CEZAEVLERİNE GİRMEYECEK" DEMİŞTİ, 

ŞİMDİ, HİÇ KİMSE BORCUNDAN DOLAYI CEZAEVLERİNDEN ÇIKAMIYOR.

HERKESİN DUYDUĞU VE ŞAHİT OLDUĞU O SÖZÜN GEREĞİNİNİN YERİNE GETİRİLMESİNİ HEPİMİZ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ!

Birisi bana bir şey söylesin! Bizler ne yapalım? Sesimizi kim duyacak bizlerin? Gerçek sahtekarlar bayram yapıyorlar elde ettikleri haksız kazançlarla ve vermedikleri vergilerle.

BİZLER CEZAEVLERİNE GİDİYORUZ!

ÇÜNKÜ ONLAR HAKLI - BİZLER SUÇLUYUZ!!!

YASALARA UYMAK VE BOYUN EĞMEK MECBURİYETİNDEYİZ!

ÇÜNKÜ BELGEMİZ YOK!

OLAY BİTMİŞTİR!

YÜRÜ CEZAEVİNE VEYA MÜKERRER ÖDEMEYE! NOKTA

BELGE=BELGE HUKUKUNUN ÜSTÜNLÜĞÜ değil, gerçek hukukun üstün olduğu, utanç kaynağımız olan, TAAHHÜDÜ İHLAL YASASINDAN DİSİPLİN VE TAZYİK HAPSİNİN KALDIRILDIĞI İNSAN HAKLARINA SAYGILI, ÖZGÜR VE GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE DİLEĞİYLE…

Her şey gönlünüzce olsun!

Not: Yazımın hiçbir siyasi gayesi yoktur! Hükümetimize de Muhalefetimize de sevgi ve saygılarımla.

Hamdi ŞAHİN

You can upload imageYou can add video

Send

* JPG, PNG, GIF, BMP please
* YouTube, Vimeo and similar links please.

Signature map

Türkiye: 201 signatures     World: 3 signatures

Comments

Most liked New

Show more

63 comment

Do you want to heal something ?

Create your petiton, get supporters from world and reach your goal!

Start a petition » Petitions